Dava hukuki anlamı dışında Türkçe’de “sevgili” anlamına gelir. Kader ise “ilahi kudret, alın yazısı"

Herkesin bir davası ve o dava etrafında tecelli eden bir kaderi vardır.

Bizim meselemizin yanında kim duruyor?Necip Fazıl Kısakürek “ gaye şahıs değil, şahısta tecelli eden dava” diyor.

Muhteşem bir tespit.

Bazen iş şahıstan ileri geçer…

Kaderin bir kavşakta buluşması da kaderdir.

Türkiye’nin kaderi, milletimizin kaderi, daha üst perdeden Müslümanların kaderi … Davamız nerde birleşiyor, nerde kesişiyor? Nerde uzaklaşıyor?

Akademik bir konu.

Bir vilayette, bir bölgede ve cennet vatanımızda yaşıyoruz.

O vilayetin, o bölgenin, ülkemizin dava ve kaderi vardır.

Önemli bir virajda ülkemiz seçimlere gidiyor ve herkes kartlarını olabildiğince açık oynuyor.

Ne diyor PKK ve uzantıları? On binlerce vatandaşımızın kanına giren alçaklar ne diyor?

“Yüz yıllık cumhuriyetin sonunu getireceğiz, ülkeyi böleceğiz, bir parçasını koparacağız” diyorlar mealen… Yerel yönetim özerklik şartı işin süsü! Onula yetinmeyeceklerini defaten açıkladı Kandil’deki ağa babaları!

Gizlisi saklısı yok. Bu kadar pervasızlar! Bu kadar alçaklar…

Bizim davamız ne?

Bin yılların birikimi devletimizi korumak, 780 bin kilometre karede Türkü Çerkezi, Kürt’ü, Gürcü’sü, Lazı, Sunni’si Alevi’si ile birlikte kardeşçe yaşamak.

Ne dinimden, ne vatanımdan, ne bayrağımdan asla ve asla vazgeçmem.

Ülkemizin sorunları var.

Boğuşuyoruz.

Azim ve kararlılıkla bu zorlukların üstesinde geleceğiz.

Bu genel çizgimizin dışında vilayetlerimizin, bölgelerimizin dava ve kaderi var.

Bölgemizin en büyük sorunu temel alt yapı meselesi var.

Doğukaradeniz’in davası ve kaderi demiryoluna kavuşmaktır.

Samsun’dan Sarp’a uzanan demiryolu davamızdır, kaderimizdir…

Genel seçimlerin yaklaştığı bu günlerde bu dava ve kadere kimler ne şekilde sahip çıkacak, pür dikkat bekliyorum.

Samsun’dan sarpa tren yolunda buluşmak üzere iyi iftarlar efendim.

Selam ve dua ile…