Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (AL-KON) Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı, kamu çalışanları göstermelik tepkiler değil, masada gerçek kazanımlar istediğini söyledi.
Kotanlı yaptığı açıklamada; Toplu sözleşmelerin üzerinden 6 ay gibi bir süre geçtiğini, kamu çalışanlarının iki yılını ipotek eden yetkili sendikaların 6 ay sonra meydanlarda boy göstermelerine anlam veremediklerini belirterek, 'Ülkemizin ekonomik koşulları ve enflasyonist baskılar altında ezilen milyonlarca memur ve emeklinin gözü kulağı 8. dönem toplu sözleşme görüşmelerindeydi. Masada bir uzlaşı sağlanamadığı açıklandı. Ancak gelinen noktada, yetkili sendika ve paydaşlarının masada sergilediği tutum ile bugün meydanlara taşıdıkları eylemler arasındaki derin çelişkiyi üzülerek takip etmekteyiz. Masadaki pasiflik, meydanda sloganlara dönüşemez. Toplu sözleşme masası, bir 'itiraz makamı' değil, bir 'çözüm ve kazanım masasıdır. Haftalarca süren görüşmeler boyunca masada hak alamayan yetkili sendikaların memurun taleplerini somut birer kazanıma dönüştürmek yerine; süreci belirsizliğe sürükleyerek bugün meydanlarda 'mağduriyet' rolü üstlenmeleri inandırıcı olmaktan uzaktır' dedi.
Kotanlı yaptığı açıklamada daha sonra şunları kaydetti; 'Kamu çalışanları adına şu soruları sormak zorundayız, yetki sizdeydi. Masada milyonları temsil etme yetkisi elinizdeyken, neden hükümetin tekliflerine karşı daha dirayetli ve sonuç odaklı bir duruş sergilemediniz? Anlaşmazlık tutanağı tutulurken Hakem Heyeti'ne üye vererek sistemin devamlılığını sağlayanlar, bugün meydanlarda sistemi eleştirerek neyi amaçlamaktadır? Masadan son dakikada çekilmek, bir mücadele yöntemi değil; masada elde edilemeyen başarının üzerini örtme çabası mıdır? Kamu çalışanları gerçekçi bir mücadele bekliyor. Meydanlara inmek, demokratik bir haktır ve saygıdeğerdir. Ancak bu eylemler, masadaki eksiklikleri unutturmak için bir 'halkla ilişkiler çalışması' olarak kullanılıyorsa, bu durum en başta hak mücadelesine zarar verir. Kamu çalışanları ve emeklileri artık; enflasyon karşısında erimeyen, refah payı içeren gerçekçi maaş artışları istiyor. 7. Toplu sözleşme maddeleri içerisinde var olan 3600 ek gösterge gibi yarım kalan vaatlerin tamamlanmasını istiyor.'
Kamu çalışanlarının vergi dilimi adaletsizliğinin giderilmesini ve mülakatların kaldırılması gibi yapısal reformları beklemektedir. Yetkili sendikalara sesleniyoruz: Sendikacılık, masada imza atarken veya Hakem Heyeti'ne üye verirken gösterilen uyumu ve meydanlarda sadece sloganlar atarak basın açıklamaları yapmak değildir. Kamu görevlileri, sizin kapalı kapılar ardındaki pazarlıklarınızın ve bu günlerde sergilenen bu meydan sahnelerinin farkındadır. Tiyatro sahnelerini andıran 'son dakika itirazları' memurun tenceresine aş, cebine para koymamaktadır. Kredi borçlarını ödememektedir kira, eğitim, ulaşım, haberleşme giderlerini karşılamamaktadır. Gerçek sendikal duruş; tribünlere oynamak değil, masa başında kararlılıkla durarak hakkı söke söke almaktır. Memurun ve emeklinin geleceği, kimsenin kişisel ikbali veya siyasi hesaplaşması için basamak yapılamaz. Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu AL-KON ve bağlı sendikalar olarak Gerçek kazanımların elde edileceği, samimi ve güçlü bir sendikal iradenin tesis edilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizler, kamu çalışanlarının gerçek sorunlarının; hamasetle değil, rasyonel ve kararlı bir duruşla çözüleceğine inanıyoruz. Yetkili sendikaları göstermelik çıkışlar yerine, kalıcı ve somut kazanımlar için gerçekçi bir mücadele vermeye davet ediyoruz. Kamu çalışanları ve Emeklileri meydanlarda süslü cümlelerden ziyade cebine yansıyacak refah payını ve hakkı olanı beklemektedir.'





