Yazı Detayı
06 Ekim 2019 - Pazar 14:42
 
Rizeli Boşanıyor
Abdullah KARALİ
karaliabdullah@hotmail.com
 
 
Dünya nüfusu şuanda ne kadar hiç merak ettiniz mi? Etmediyseniz ben söyleyeyim; 2019 yılı itibariyle 7 milyar 750 milyon. Tabii ki bu rakam durağan değil, dinamik, anbean değişmekte. Benim dikkatinizi çekmek istediğim mevzu; bu soyut rakamsal ifadede değil. Bilakis insanı niceliksel olarak tanımlayan fakat hiç dikkat etmediğimiz bu kadar farklı insan psikolojisinin de dünya üzerinde var olduğu. Her birimiz benzer anatomik beyin yapısına sahip olmakla beraber birbirimizden tamamen farklı psikolojik yapılara sahip 8 milyara yakın insanlarız ve bütün farklılıklarınıza rağmen belirli bir yaşa gelince ne mi yapıyoruz? El cevap: evleniyoruz. 
 
Bu sayıda sizinle evlilik ve Rize’yi konuşmak istedim. Çünkü geçtiğimiz günlerde elime çok ilginç bir belge geçti. 1965’de Rize’de evlenme ve boşanma hareketleri. Bunu günümüzle mukayese ederek sizinle paylaşmanın hem icra ettiğim iş bakımından hem de çalıştığım sosyoloji alanı bakımından verimli bir iş olacağı kanaatindeyim. Verilere geçmeden önce isterseniz biraz genelleyerek mevzuumuza devam edelim. 
 
Sosyolojiyle ilgilenen biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim ki; evlilik en ilkel kabilelerden en modern toplumlara kadar var olan ve çeşitli ritüelleri olan, neticesinde farklılıklar olsa da dünya toplumlarının temelini oluşturan çekirdek kurumdur. İster evrim bilimsel olarak ister din ve tarih bilimsel olarak araştırın aile olma kavramını insanın köklerde bulacaksınız. Bekar olsun, evli yahut başından bir veya birkaç evlilik geçmiş olanların evlilik hakkında olumlu veya olumsuz bir yorumu mutlaka vardır. Fakat günümüzde orta yaş üzeri birine evlilikle ilgili fikirlerini soracak olsanız o bilindik cümleyle başlar söze “bizim zamanımızda öyle miydi….”. Peki o zamanlarda olup da şimdiki biraz büyüğümüz x kuşağında ve yaşıtlarımız olan y kuşağında olmayan şey nedir?
 
“Güç Çatışması” oldukça önemli bir kavram. Evlenen fertler, karşı taraf için hep benim kurallarımı uygulayacak diye düşünürse bu güç çatışmasının içerisine giriyor. Yani “enaniyet” ben merkezcilik. Karşı tarafta tavizkar davranırsa, bir müddet ilişki, sessiz devam eder. Lakin bir yerde patlar. Daha sonra olay güç çatışmasına intikal ediyor. Ardından ego savaşlarıyla büyük taarruz başlıyor. Fedakarlığı hak gibi gören bir taraf ve sürekli değerlerinden, isteklerinden taviz veren diğer taraf. Kriz dönemlerinde inceldiği yerden rahatlıkla kopabiliyor. Evlenen kişilerin farklı film senaryolarının içinden gelip tamamen bambaşka bir aktör olarak oynamaya çalışıyorlar. 
 
Evdeki anne, baba varlığı yerine eş gelmiş, aktörler tam manasıyla değişmiş. Bunu fark ediyorlar ama genelde değiştirmedikleri şey senaryo oluyor. Senaryonun da yeniden yazılması gerekiyor. Ailede sürekli kayırılmış olan, isteklerini aynı haliyle yeni senaryoda da yaşamak isteyebiliyor. Aslında demek istediği şey “senaryo aynen devam etsin”. Biz buna “mental esneklik” (Cognitive flexibility) yani düşünce esnekliği diyoruz. Düşünce olarak esnek davranmadığı için sorun ortaya çıkması kaçınılmaz oluyor. Haliyle, benim düşüncem senin düşüncen bir müddet sonra benim param senin paran, benim annem senin annen, ben haklıyım sen haksızsına rahatlıkla dönüşebiliyor. Tahmin edeceğiniz gibi evlilik ilişkisi tam manasıyla bir rekabet ilişkisine dönebiliyor ve bu da beraberinde daha büyük sorunları doğuruyor.
 
1965 Yılı Evlenme ve Boşanma Hareketleri
 
Yer                              Evlenen          Boşanan               ( ortalama olarak)
Merkez                         1154                     47                                4
Ardeşen                         215                     12                                5
Çayeli                            402                     18                                4,5
ikizdere                          294                     10                                3,5
Pazar                             395                     12                                3
Fındıklı                          108                       4                                3,7
Kalkandere                    369                     14                                4
Çamlıhemşin                 104                      2                                 2 
 
Kaynak: Rize Valiliği 1967 Rize İl Yıllığı
 
Şüphesiz ki bu anlattıklarımız buzdağının sadece görünen ufak bir kısmı. Muhtemelen sizlerinde öznel olarak tespit etmiş olduğunuz onlarca sorun olduğunu tahmin edebiliyorum. Yaşadığımız şehir bağlamında bu konuya kulak kabarttığımızda neticelerinin hiç de göz ardı edilecek ölçüde olmadığını görebiliyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğum 1965 yılı Rize evlenme ve boşanma hareketlerine göre;
Günümüzü merak ettiğinizi tahmin ediyorum. TÜİK verilerine göre 2019 yılı için bölgemizde son durum şu şekilde.
 
Doğu Karadeniz’de Boşanmaların 35,0’i Evliliğin İlk 5 Yılında Gerçekleşti
 
2018 yılında Doğu Karadeniz’de boşanmaların yüzde 35,0’i evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 27,5’i 16 yıl ve üzerinde gerçekleşti. Evliliğin ilk 5 yılındaki boşanmaların oranı Gümüşhane’de yüzde 40,2, Ordu’da yüzde 37,8, Artvin’de yüzde 36,7, Giresun’da yüzde 34,0, Rize’de yüzde 32,7 ve Trabzon’da yüzde 32,1 oldu.
 
Yaş grubuna göre boşanmalar incelendiğinde Doğu Karadeniz Bölgesi’nde en fazla boşanmanın erkeklerde yüzde 19,6 oranıyla 35-39, kadınlarda ise yüzde 20,0 oranıyla 30-34 yaş grubunda gerçekleştiği görüldü.
 
Değerli Okuyucularıma Sevgi ve Saygılarımla...

 

 
Etiketler: Rizeli, Boşanıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı