Yazı Detayı
10 Haziran 2020 - Çarşamba 15:49
 
Erdoğan ve Bahçeli ne düşünüyor?
Osman DİYADİN
o.diyadin@hotmail.com
 
 

2023 seçimlerinin Türk tarihi için kırılma noktası olacağı kesin.Bu gerçek ışığında 2023'de ilk kez oy kullanacak olan 8 milyona yakın genç seçmen üzerinde Cumhur ittifakı ne düşünüyor? Asıl mesele bu...

 

2023 seçimlerinin nasıl bir havada geçeceğini anlatmaya gerek var mı?
Türk tarihi için bir kırılma noktası olacak!..
Türkiye ya 2000 öncesi anlayışa dönecek, ya da 2023 vizyonu ile geleceğe yürüyecek...
Çünkü iktidar ve muhalefet cephesindeki kamplaşma bunu gösteriyor...
İşte bu nokta da en önemli gerçek 2023 seçimlerinde ilk kez oy kullanacak olan 8 milyona yakın genç seçmendir...
Seçimin kaderi onların elinde olacak!..
Peki Cumhur ittifakı bu konuda ne yapıyor ,ne düşünüyor?
Çünkü bu genç nesile Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin, ideallerinin ne olduğunu anlatacak, onların sorunlarına eğilecek ve  ikna edecek bir harekete ihtiyaç olduğu apaçık ortada...
Çünkü genç neslin ideolojik yaklaşımının bir önceki nesil kadar olmadığı aşikar.Adeta rüzgara göre savrulmaya mehilli bir gençlik gerçeği karşımızda değil mi?
Bakın önce bir analiz yapmak isterim...
Teknoloji, ekonomi ve politikalardaki  hızlı değişim farklı yaş gruplarını farklı şekillerde etkilemektedir.
 
Her dönemin örtüştüğü sosyal, kültürel veya teknolojik çevre yaş gruplarına göre farklı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
Dolayısıyla her kuşak öncekilerden farklılaşmakta ve kendi döneminin izlerini taşımaktadır.
 
Sosyal konulardaki genelleştirmeler her ne kadar kesinlik taşımasa da kuşakların incelenmesi için çeşitli kategoriler oluşturulmuştur.
 
Örneğin 1990'ların ortasından itibaren doğanlar Z kuşağı olarak adlandırılırken 2011'den 2025'e kadar doğanlar ise Alfa nesil olarak adlandırılmaktadır.
 
Elbette bu kategoriler yekpare olmaktan uzaktır ancak yine de analiz yapmak açısından faydalıdır.
Bu gençlerin içerisine doğdukları çevreyi ve onlardan önce gelen nesillerden nasıl tamamen farklı olduklarını anlamalıyız.
 
Bu kuşaklarımın diğerlerine göre en belirgin farkı dijital çağın ve kültürün içine doğan ilk nesil olmalarıdır.
 
Büyük yenilik ve sosyal değişimin ortasında büyüyen bu nesil gittikçe artan karmaşık durumlarla yüzleşmek zorunda kaldı.
 
Farklı duyarlılıklarla yetiştiler, farklı davranış kalıpları ve tutumlar geliştirdiler. Hayattan yüksek beklentileri olan, girişimci talepkar, açık fikirli, meraklı, bağımsız, geleceğe odaklı ve gerçekçi bir nesille karşı karşıyayız…
 
Sadece yakın çevresini değil bütün dünyayı takip eden bu nesil toplumumuzdaki değişimi, çeşitliliği ve çelişkileri yansıtmaktadır.
 
Geçmişi çok fazla bilmeyen ve ilgilenmeyen bu nesil kendilerini ebeveynlerinden daha kötü durumda olan talihsiz bir kuşak olarak görme eğilimde.
 
Belirsizlik ve güvensizlik ortamına doğmuş olma hissiyatı çok güçlü. Bu biraz da geçmişten kopuk olmalarından kaynaklanıyor.
Bu nesil için 2000li yılların öncesi sadece sisli bir geçmiş.
Bu neslin en önemli özellikleri bireysellikleridir. Hemen her konuda bireysel ve pragmatik davranmayı norm haline getirmişlerdir.
 
Mesleklerini, eğitimlerini, yabancı dil bilmeyi önemserler. Bireyselleşmenin getirdiği bir başka özellik de “bağımsızlıktır”.
Başarıya ve saygınlığa ulaşmak ama bunu çok fazla yorulmadan bağımsızlıklarından taviz vermeden, kendilerine zaman ayırarak başarmaya inanırlar.
 
Kuralları, otoriteyi ve emirleri sevmeyen bu nesil her şeyi sorgulama eğilimindedir. Gerektiğinde değişim istiyorlar. Bu da zaman zaman isyana varan talep ve tutumları ortaya çıkarıyor.
Bu kuşakların sadakatini kazanmak daha zordur. Kendilerini bir siyasi partide veya gençlik örgütünde yahut geleneksel kurumlara katılım için taahhüt etmeye istekli olmadıklarını göstermektedir.
 
Bununla birlikte bir şeylerin parçası olmayı önemli görüyorlar ve bir şeyin 'parçası' olmak için daha çok dijital ortamları kullanıyorlar.
 
Özellikle şahsi olarak etkilendikleri, kendi gelecekleri ve özgürlükleri ile ilgili hususlarda harekete geçerler.
 
Bu anlamda özelikle sosyal medyada geniş tabanlı hareketler oluşturarak siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda etki edebildikleri görülmektedir.
Bunun yanında dünyada bir fark yaratmayı ve toplumun karşı karşıya olduğu en büyük sorunların bazılarını çözmeyi de umarlar.
 
Önemli gördükleri ve hassas oldukları kadın erkek eşitliği, hayvan hakları, çevre sorunları ve iklim değişikliği gibi konular da özellikle sosyal medya aktivistleri olarak aktiftirler.
 
Türkiye için bir gençlik değerlendirmesi yapmak için elbette son 20 yılın siyasi sosyal ve kültürel olaylarını ortaya koymak ve ona göre değerlendirme yapmak gerekmektedir.
 
Gelelim meseleye..
 
AK Partinin iktidara geldiği 2002 yılında doğanlar bugün 18 yaşına gelmiş durumdalar.

Bu 18 yıl içerisinde sadece dünyadaki büyük değişimlerle değil yerelden kaynaklı pek çok mesele ile de yüzleşmek zorunda kalmış bir nesildir bu nesil.
 
Bu süreçte gençlerin duygu ve düşünce dünyasını etkileyen pek çok olumlu ve olumsuz gelişme ortaya çıkmıştır.
 
AK Partinin ekonomi politikaları sonucunda ortaya konan birbirinden muhteşem projeler, ortaya  çıkan refah ortamı, istenilen her şeye kolayca ulaşma imkânı, ulaşım, sağlık ve eğitim imkanlarının gelişmesi ve çeşitlenmesi, hayat tarzlarına daha az müdahale ve dindar kesim üzerindeki baskının büyük ölçüde hafiflemesi ile rahatlayan bir sosyal ortamın yanında;
Çalınan üniversite soruları, ertelenen sınavlar, bir türlü rayına oturtulamayan eğitim politikaları, darbe girişimleri ve e-muhtıralar, soruşturmalar, hapisler, toplumsal yarılmanın artması gibi olumsuz gelişmelerin eşlik ettiği bir dönem de yaşandı...
Birileri hep  algı operasyonları ile insanları etkilemeye  çalıştı...
Bugünde bunları görüyoruz...
Tarih yazanların değil, ne yazık ki yazılan tarihe çamur atanların sesinin daha çok yükseldiği bir süreç bu... 
Neden bu eksiklik?
Cumhur gençliği, Cumhur teşkilatları neden  elele sahada yok...
 
Dünya üzerinde korkutucu gelişmelerin olduğu ve mücadelenin arttığı bir dönemde yaşıyor bu genç nesil...
 
Öte yandan ortaya konulması gereken acı gerçek, Türkiye’de gençliğin medeniyetimizin değerleri ile olan bağının önceki nesiller kadar sağlam olmadığıdır.
 
Bilgi kaynağı olarak internet, bloglar ve sosyal medyayı kullanan gençlerin her konuda yüzeysel bir bilgi sahipliği var.
 
Derinleşememe, sathi ideolojik yorumlara yol açıyor, kolay, hızlı tüketilebilen ideolojilere, popüler konulara daha hızlı kapılmaya sebep oluyor.
 
Küresel eğilimleri sıkı bir şekilde takip ediyorlar. Katı kurallar ve geleneksel yapıları sorguluyorlar. Milli ve manevi değerleri kendi hayat tarzlarına uydurmaya çalışıyor kalıpların içine sığmıyorlar.
 
Bu anlamda farklı kimlik kategorilerinin birbirine benzeştiği bir dönem yaşıyoruz.
 
Aynı kanallardan beslendikleri için gençler arasında ufak tefek farklılıklar olsa da hayat tarzlarının büyük oranda benzeştiği gözüküyor.
 
Milliyetçi-muhafazakâr diye ifade edebileceğimiz gençlerin dahi kimliklerini terk etmeden dünyevileştiği kültürel bir değişim gözlemleniyor.
 
Söylendiği gibi deizm ve ateizmin çok yaygın olmadığı, dünya ortalamasının oldukça altında olduğu araştırmalarda ortaya çıkmaktadır.
 
Ancak hazcılığın, konformizmin dini bünyedeki aşınma ve zayıflamayı arttırdığı gözlemleniyor. Din algısı ve dinin anlaşılması konusunda da farklı yaklaşımlar var.
 
Bütün sosyal hayatını dine adamış olarak davranmak ve yaşamak olarak algılanmıyor. Gezmek, eğlenmek, lüks, şatafat dilediği gibi yaşamak ve daha önce asla kabul edilmeyecek davranış kalıplarının “dindar” kimliğine aykırı olmadığına inanılıyor.
 
Eğitim ve Şehirliliğin artması ile mazbut kimliğinin muhafazasına imkân vermek üzere çalışan dinî cemaatler ve örgütler bu değişime ayak uyduramadılar ve bu fırtınanın önüne geçemediler.
 
Dünyevileşme saikleri taşıyan bir muhafazakarlık, lümpen bir milliyetçilik algısı yaygınlaşıyor.
 
Bu durumun önüne geçilmesinde gençlikle irtibatlı sivil toplum kuruluşlarının önemi büyük.
 
Ancak ülkemizde bu anlamda bütün Türk gençliğine hitap edebilecek, onların dünyasına girip yönlendirebilecek çapta bir gençlik hareketi görülmemekte.
 
Bu minvalde son birkaç yılda ciddi çalışmalara imza atan ve toplumda akis bulan faaliyetler gerçekleştiren tek gençlik teşkilatı olarak Ülkü Ocakları ön plana çıkmıştır.
 
Öyle ki bugünlerde Ülkü Ocaklarının pek çok taklidinin kurulmaya çalışıldığına şahit oluyoruz. Ancak 50 yıllık bir tecrübe ve müktesebatın üzerine kurulu olan Ülkü Ocaklarını taklit başarıya ulaşmamaktadır…
 
Fakat  AK Gençliğin yetersiz kalmaya başladığı sahaya inemediği gerçeğine baktığımız zaman Cumhur ittifakının Ülkü Ocakları gerçeğini de çok iyi kullanamadığı gerçeğini görüyoruz…
Son dönemde her kulvarda örnek çalışmaları ile öne çıkan Ülkü Ocaklarının Sinan Ateş’in görevinden ayrılmasının ardından  bir anda faaliyet olarak geri çekilmiş gibi gözükmesi yani suskunluğu nedendir?
Bunu sadece ben sormuyorum tanıdığım bildiğim ülkücü kardeşlerimin hepsi soruyor?
 
Bakın...
Eğer 2023 seçimleri Türk tarihi için bir milat olacaksa Cumhur ittifakının bu noktada gençliğe ihtiyacı varsa mutlaka ama mutlaka Ülkü Ocakları ile AK Gençliğin koordineli çalışması  için  bir zemin oluşturulmalıdır...
Ülkücü gençliğin  birilerinin algı operasyonları ile özellikle İP'e yönelmesinin önü kesilmelidir.
Mesela Ankara'da..
Çok dikkat edilmesi gereken husus   CHP-İP'in  Mansur Yavaş üzerinden Ülkücülere yönelik hamle başlatmasıdır...
Bunu kim görecek? 
 
2023’de  8 milyona yakın genç seçmenin  ilk kez o kullanacak olmasının seçimlerinin kaderininin gençlerinde olacağının göstergesi değil mi?
 
İşte  gençliğe Türkiye’nin nerelerden nerelere geldiğini, üzerine oynanan oyunların nedenlerini ve kim anlatacak, neler istediklerini kim dinleyecek?
Yine gençler!..
Kim o gençler?
Milliyetçi muhafazakar gençler...
Ülkücü gençlik...
 
O nedenle  ülkücü gençliğin, AK Gençlik ile sahaya inerek Cumhur ittifakının lokomotif gücü olması kaçınılmaz bir gerçektir. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yol yakınken düşen görev gençliği mutlaka ama mutlaka masaya yatırıp işaret fişeğini fırlatmalarıdır. 
2023 öncesi üzerlerine düşen en önemli görev budur...
Olmazsa olmazdır...
Cumhur ittifakı gençliği için ideal  ülkücüler için söylenmiş şu sözde saklı olmalıdır;
 
"Biz hikâyemizi karanlıklara yazdık! İsteyen mum ışığıyla da okur! Lakin okumasını bilmeyene güneş bile fayda etmez! Biz nefes aldıkça! Alem’de şer Oğuz’da er tükenmez…"

 
Etiketler: Erdoğan, ve, Bahçeli, ne, düşünüyor?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2021
Belli oldu Erdoğan'ın rakibi Joe Biden!
11 Şubat 2021
Hristiyan gibi yaşasın, teneşire yatsın!
08 Şubat 2021
Tayyip Erdoğan bir daha gelmez!..
29 Ocak 2021
Tayyip Erdoğan’dan ne istiyorlar?
25 Ocak 2021
Türk Sarığına karşı Latin külahı!..
18 Ocak 2021
AK Parti nerede sınıfta kalıyor!
15 Ocak 2021
Tayyip Erdoğan kazanır ya AK Parti!..
11 Ocak 2021
Muhalefet çukuru!..
06 Ocak 2021
Kayyum başkanlarla gelen özgürlük!
04 Ocak 2021
Erdoğan'a başörtüsü dersi vermek!
28 Aralık 2020
Oldu Olacak, Demirtaş Heykeli Dikin!
23 Aralık 2020
Vurun Sağlık Bakanına!
21 Aralık 2020
İşte "Diktatör Erdoğan"ın suç dosyası!..
17 Aralık 2020
ABD alış artık Tayyip Erdoğan’a!..
09 Ekim 2020
Erdoğan rükuda eğilir, peki onlar!..
01 Ekim 2020
Vurun Berat Albayrak'a!..
28 Eylül 2020
İyi ki varsın Tayyip Erdoğan!..
23 Eylül 2020
Atatürk döneminin FETÖ'su kim di?
04 Eylül 2020
Türkiye'nin bu yalnızlığı gurur verir!
02 Eylül 2020
Başka Tayyip Erdoğan yok kardeşim!
01 Eylül 2020
CHP'de ipler kimin elinde?
31 Ağustos 2020
Kemal Bey kazanırken kaybetti!..
27 Ağustos 2020
Bırakın şu MHK’ nın yakasını!..
26 Ağustos 2020
Serdar Tatlı’yı Rıdvan getirmiş miş!..
25 Ağustos 2020
Deniz Baykal Cumhur İttifakında!..
22 Ağustos 2020
Erdoğan öyle bir akıl ki, akılları delirtiyor!..
17 Ağustos 2020
Ya Erdoğan ittifakı Ya da Joe Biden ittifakı!..
12 Ağustos 2020
İşte Berat Albayrak'ın suç dosyası!..
10 Ağustos 2020
Tayyip Erdoğan'ı Hala Tanıyamamışlar!..
06 Ağustos 2020
AK Parti Tayyip Erdoğan'a karşı mı?..
28 Temmuz 2020
Bu Tayyip Erdoğan'a ihanettir!..
21 Temmuz 2020
TMSF ne yapıyor diyenler!..
14 Temmuz 2020
Türkiye Berat Albayrak ile tanıştı artık!..
09 Temmuz 2020
15 Temmuz Sonrası Yeni Kabine!..
08 Temmuz 2020
Mösyö Bouquet anladı Bay Kemal anlamadı!
29 Haziran 2020
Emine Erdoğan'dan önce, Emine Erdoğan'dan sonra!..
25 Haziran 2020
Tayyip Erdoğan'ın keşfettiği bir bakan!..
22 Haziran 2020
Tayyip Erdoğan’a oy verenler cahil öyle mi?..
17 Haziran 2020
Milli iktidar, gayri milli muhalefet bu olsa gerek!
16 Haziran 2020
Allah bu ülkeyi bunlara muhtaç etmesin!
08 Haziran 2020
Hiç onlarla Tayyip Erdoğan bir olur mu?
05 Haziran 2020
Devlet Bahçeli için MİT görevlisi demek!
04 Haziran 2020
Derİn NEOCONCHP projesi deşifre oldu!.
16 Mayıs 2020
Yarın Tayyip Erdoğan'ı Çok Ararsınız Çok!
10 Mayıs 2020
Saray Rejimi İftiharla Sunar!..
10 Mart 2020
Nankörler!..Ömür boyu koltuk sözü mü almıştınız?
25 Şubat 2020
Tayyip Erdoğan aday olamaz şeytanlığı!..
17 Şubat 2020
Tayyip Erdoğan'dan yana taraf olmak!
20 Ocak 2020
FETÖ’nün Siyasi Ayağını Bahçeli Biliyor Mu?
11 Ocak 2020
Tayyip Erdoğan 2023’e Bu Kadrolarla Yürüyemez!..
09 Ocak 2020
"Hamza Yürekli “ Hasanlar Aranıyor?
06 Ocak 2020
Ünal Karaman olayı gerçekleri!..
02 Ocak 2020
Berat Albayrak'ta Ne Sabır Varmış!..
31 Aralık 2019
Trabzonspor'da Aslında Ne Oldu?
27 Aralık 2019
Pire İçin Yorgan Yakan İstanbul!..
25 Aralık 2019
Erbakan’ın Tank-Paleti, Erdoğan’ın Denizaltısı!..
24 Aralık 2019
Erdoğan, Demirel'in O Sözünü Unutur Mu?
16 Aralık 2019
Yazalım mı Berat Albayrak’’ı!..
13 Aralık 2019
Erdoğan'ın koltuğuna kimi oturtacaklardı!..
09 Aralık 2019
Erdoğan'a darbe için Güneş Hotel'ler mi aranıyor!..
05 Aralık 2019
Erdoğan çalışırken AK Parti ne yapıyor!..
04 Aralık 2019
Erdoğan Kanal İstanbul'a siz Kurbağalıdere'ye bakarsınız!
02 Aralık 2019
2013 sonrası ne olmuş Sayın Babacan!..
28 Kasım 2019
İşte CHP'de mekanın yeni sahibi!..
18 Kasım 2019
Erdoğan'ın Rakibi AK Parti'dir!..
15 Kasım 2019
Atatürk'e kim ihanet ediyor!
05 Kasım 2019
Berat Albayrak ne yapıyor?
01 Kasım 2019
Bana ne Amerika'dan!..
30 Ekim 2019
Deli değil zır delinin biriymiş meğer!..
24 Ekim 2019
"Sır küpü" Hakan Fidan. gerçeği!..
22 Ekim 2019
Castro Kahraman, Erdoğan Diktatör!..
21 Ekim 2019
El İnsaf Ya!..
17 Ekim 2019
En Tehlikeli Türk!..
07 Ekim 2019
Yeniden Yollara Düşmek!..
03 Ekim 2019
YCHP'nin PYD aşkı!..
23 Eylül 2019
Abdülhamit, Menderes ve Erdoğan!..
20 Eylül 2019
Müsteşarı nasıl isyan ettirdiler!..
17 Eylül 2019
Tayyip Erdoğan Kime Baş Eğer?
13 Eylül 2019
Yeni Kabinede Ne Olur?
10 Eylül 2019
Bu Kadrolar Değişmeli Reis!
05 Eylül 2019
HDP, CHP’den Tahsilemi Çıktı?
03 Eylül 2019
Milletin Evine Değil HDP Evine Gidin!..
02 Eylül 2019
Berat Albayrak kimin adamı!..
28 Ağustos 2019
Mecid Osman'ı kim kaçırdı?
23 Ağustos 2019
AK Parti'de Erdoğan iki soru sormalı!..
21 Ağustos 2019
Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe!..
17 Ağustos 2019
16 Temmuz Sabahının Sözde Hükümeti Kimlerdi?
15 Ağustos 2019
Tayyip Erdoğan'ın rakibi kim?
10 Ağustos 2019
Bu Kafalarla Çok Zor Reis!..
06 Ağustos 2019
Başbuğ'un Evlatları Haydut Mu?
05 Ağustos 2019
Kulüpler yatsın kalksın dua etsinler!..
02 Ağustos 2019
Türkiye'mi batmış, bitmiş, tükenmiş!..
27 Temmuz 2019
Tayyip Erdoğan Bana Neler Söyledi!..
15 Temmuz 2019
Erdoğan bir gün dahi çiğnetmedi bu ülkenin namusunu!.
11 Temmuz 2019
Tayyip Erdoğan'a Açık Mektup!..
09 Temmuz 2019
Tayyip Erdoğan'dan helallik istemek!
05 Temmuz 2019
Berat Albayrak bu ülkeye hangi kötülüğü yaptı?
04 Temmuz 2019
Önce AK Parti'de ''Türkiye ittifakı''
03 Temmuz 2019
AK Parti'de Neler Olacak!..
02 Temmuz 2019
Gaza gelme Ahmet hoca!..
Haber Yazılımı