<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güncel53 / Rize Haberleri / Rize Haber / Rizespor Haberleri / Rize’den Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://www.guncel53.com</link>
    <description>Rize haberleri konusunda uzman olan Güncel53 ile son dakika gelişmelerini takip edin. Rizespor Haberleri ve Rize Haberleri Güncel53'te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guncel53.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2018. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 14:23:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Dev sağlık tesisi hız kesmeden devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/dev-saglik-tesisi-hiz-kesmeden-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/dev-saglik-tesisi-hiz-kesmeden-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize'nin dev projelerinden biri olan Rize Şehir Hastanesi inşaatında kaba inşaat büyük ölçüde tamamlanırken, ince işçilik ve teknik imalatlar yoğun şekilde devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rize'nin dev projelerinden biri olan Rize Şehir Hastanesi inşaatında kaba inşaat büyük ölçüde tamamlanırken, ince işçilik ve teknik imalatlar yoğun şekilde devam ediyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rize Şehir Hastanesi inşaatında çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bölgenin en önemli sağlık yatırımlarından biri olarak gösterilen projede, hem kaba inşaat hem de ince işçilik süreçlerinde önemli ilerleme kaydedildi. Toplam 282 bin metrekarelik inşaat alanına sahip projede 1053 yatak kapasitesi düşünülürken, hastanede 206 poliklinik, 156 yoğun bakım ünitesi ve 28 ameliyathanenin yer alması planlanıyor. Otopark kapasitesi ise 2125 açık ve 548 kapalı olmak üzere toplam 2673 araç olarak projelendirildi. Ayrıca hastane bünyesinde 56 asansör hizmet verecek. </p><p>Zemin iyileştirme ve temel çalışmaları tamamen tamamlanırken, projede 993 adet deprem izolatörünün montajı da yüzde 100 oranında bitirildi. Toplamda 427 bin metreküp beton dökümü gerçekleştirilen projede, ana bina beton imalatının yüzde 95'i tamamlandı. Geriye kalan yüzde 5'lik kısım yani yaklaşık 12 bin metreküplük kısmın ise devam ediyor. </p><p>Cephe çalışmalarında sinterflex cephede yüzde 14, giydirme cephede ise yüzde 12 seviyelerinde ilerlemenin kaydedildiği projede şantiyede iç mekanlarda alçı, sıva, şap ve seramik imalatları da sürüyor. Aynı zamanda projedeki mekanik, elektrik ve havalandırma sistemlerine yönelik çalışmalar da hız kesmeden devam ediyor. </p><p>Şantiye sahasında 9 kule vinç, 4 mobil vinç, 6 manitou ve 105 manliftin aktif olarak kullanıldığı Rize Şehir Hastanesi projesi inşaatında, ayrıca 22 cephe platformu ile cephe çalışmaları yürütülüyor. Projede farklı branşlarda görev yapan toplam bin 103 doğrudan, bin 173 dolaylı olmak üzere binlerce personel görev alıyor. Kalıpçı, demirci, elektrikçi, mekanik ve duvar ekipleri başta olmak üzere çok sayıda ekip sahada eş zamanlı çalışma yürütüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Rize</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/dev-saglik-tesisi-hiz-kesmeden-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:42:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2026/05/dev-saglik-tesisi-hiz-kesmeden-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="46348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/96-yasindaki-kadinin-bagislanan-karacigeri-bir-hastaya-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/96-yasindaki-kadinin-bagislanan-karacigeri-bir-hastaya-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize'de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya'da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rize'de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya'da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. </p><p>Uzun yıllar Almanya'da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize'ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal'ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal'ın karaciğeri Malatya'da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize'den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi'nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı'na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait uçakla Malatya'ya gönderildi. </p><p>Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, 'Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya'da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz' </p><p>Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, 'Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder' ifadelerini kullandı. </p><p>'Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler' </p><p>Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, 'Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık' dedi. </p><p>'Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz' </p><p>96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, 'İtalya'da, Amerika'da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye'de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize'de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da' ifadelerini kullandı. </p><p>Organ bağışının önemine de değinen Sakın, 'Artık organ bağışı yapmak Türkiye'de çok çok daha kolay' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Rize</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/96-yasindaki-kadinin-bagislanan-karacigeri-bir-hastaya-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 00:06:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2026/04/96-yasindaki-kadinin-bagislanan-karacigeri-bir-hastaya-umut-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="63012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rize İl Sağlık Müdürlüğü'nden Salgın Uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/rize-il-saglik-mudurlugunden-salgin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/rize-il-saglik-mudurlugunden-salgin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize'de son günlerde artış gösteren soğuk algınlığı ve grip vakaları nedeniyle Rize İl Sağlık Müdürlüğü, vatandşlara uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rize İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada Rize'de sağlık kuruluşlarına olan başvurularda ciddi oranda artış yaşandığı ifade edilerek yaşanan yoğunluk nedeniyle hafif seyreden hastalıklarda hastanelere başvurulmaması istendi.</p>

<p>Açıklama şöyle:</p>

<p>"Boğaz ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kas ağrıları, uzun süre geçmeyen öksürük gibi semptomlarla seyir eden hastalık özellikle çocuklar arasında daha hızlı yayılmaktadır.&nbsp;<br />
Bu süreçte sağlık tesislerimize olan başvurularda katlanarak arttığı için özellikle çocuk acil servisimiz başta olmak üzere erişkin aciller ve polikliniklerimiz, hatta aile hekimliklerimizde de ciddi yoğunluk yaşanmaktadır.&nbsp;</p>

<p>Söz konusu olan sağlık tesisi dahi olsa kalabalık her ortamda hastalığın hızla bulaştığı bilindiği için çok gerekmedikçe hafif seyir eden semptomlar sebebiyle mümkün mertebe hastanelerimize başvurulmaması, ilk etapta aile hekimlerimizden hizmet talep edilmesi, bizden daha ciddi durumda olan vatandaşımızın daha iyi hizmet alabilmesi için de çok önemlidir.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçte gerek acillerimiz gerekse de aile hekimliklerimiz dahil tüm polikliniklerimizde eldeki tüm imkanlar seferber edilmiş, personelimizin nöbet sayıları maksimum sayıya çıkarılmıştır. Ancak tüm tedbirlere rağmen yoğunluğun çok fazla olduğu düşünüldüğünde bireysel koruyucu tedbirlerin önemi bir kez daha ön plana çıkmıştır.&nbsp;<br />
Mümkün mertebe kalabalık ortamlara girilmemesi, el hijyeni dahi kovitten de bildiğimiz tüm tedbirlere riayet edilmesi, hastalık belirtisi olan çocukların okullara gönderilmemesi çok önemlidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/rize-il-saglik-mudurlugunden-salgin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Dec 2023 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/il-saglik.jpg" type="image/jpeg" length="68653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rizeli Ünlü Oyuncu Hafsanur Sancaktutan'dan Kötü Haber]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/rizeli-unlu-oyuncu-hafsanur-sancaktutandan-kotu-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/rizeli-unlu-oyuncu-hafsanur-sancaktutandan-kotu-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rizeli oyuncu Hafsanur Sancaktutan sosyal medya hesabından dördündü kez COVID-19'a yakalandığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gülperi, Aşk Ağlatır, Son Yaz, Darmaduman, Ya Çok Seversen gibi dizilerde rol alan ünlü oyuncu Hafsanur Sancaktutan, dördüncü kez COVID-19 olduğunu sosyal medya hesabından duyurdu.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslen Rizeli olan 23 yaşındaki Hafsanur Sancaktutan kedisiyle verdiği bir pozu Instagram hesabından "4. covid oluşumuzu andık" notuyla paylaştı.</p>

<h3>Hafsanur Sancaktutan Kimdir?</h3>

<p>20 Mart 2000'de İstanbul'da doğan Hafsanur Sancaktutan aslen Rizelidir.</p>

<p>Küçük yaşta oyunculuk ve tiyatro ile ilgilenmeye başlayan Sancaktutan, yer aldığı tiyatro oyunlarında çeşitli kategorilerde ödül aldı.&nbsp;</p>

<p>2018-2019 yılları arasında Gülperi adlı dizide "Fidan" karakterini canlandırdı. 2019 yılında Aşk Ağlatır adlı dizide "Ada Meryem Varlı" karakterini canlandırdı. 2021 yılında ise Son Yaz adlı dizide "Yağmur Kara" karakterini canlandırdı. Dizi bittikten sonra birçok reklam filminde rol aldı, gençlik uygulaması Bana Bak'ın reklam yüzü oldu. 2022 yılında yayımlanan Dünyayla Benim Aramda adlı dizide "Sinem" karakterini canlandırdı. 2023 yılında başşayan "Ya Çok Seversen" adlı dizide Leyla Köksal rolünü canlandırdı.</p>

<p><img alt="hafsanur sancaktutan" class="img-fluid detail-photo" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/hafsanur-sancaktutan.jpg" style="width: 100%" / width="1080" height="633"></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/rizeli-unlu-oyuncu-hafsanur-sancaktutandan-kotu-haber</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Dec 2023 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/hafsanur-sancaktutan-1.jpg" type="image/jpeg" length="96740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Zencefil' Alzheimer ve Kanser Hastalıklarına Umut Olabilir]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/zencefil-alzheimer-ve-kanser-hastaliklarina-umut-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/zencefil-alzheimer-ve-kanser-hastaliklarina-umut-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi tarafından Zencefil"in Alzheimer ve kanser hastalıklarına karşı potansiyeli araştırıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum'da doğal ürünler üzerine araştırma yapan bilim insanları, zencefildeki "kurkumin" maddesinin kolon, meme, mide-bağırsak kanserleri ile Alzheimer gibi bazı hastalıklara karşı potansiyelini araştırdı.</p>

<p>Türkiye Bilimler Akademisi Asli Üyesi ve Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhami Gülçin, bu yıl "100. Yıl TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri"ne layık görülen bilim insanları arasında gösterildi.</p>

<p>Gülçin, "Biyokimya alanında doğal veya sentetik antioksidan moleküllerin antioksidan kapasitelerinin belirlenmesi ve etki mekanizmalarının aydınlatılması, global hastalıklar ile ilintili bazı metabolik enzimler için selektif inhibitör seçimi, dizaynı ve sentezi konularında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları" nedeniyle 100. Yıl TÜBİTAK Bilim Ödülü Temel Bilimler'de ödüle layık görüldü.</p>

<p>Ekibiyle doğal ürünler üzerine yaptığı çalışmalarda, zencefildeki "kurkumin" maddesinin kolon, meme, mide-bağırsak kanserleri ile Alzheimer gibi bazı hastalıklara karşı potansiyelini araştıran Prof. Dr. İlhami Gülçin, biyokimya alanında yaptığı çalışmaları AA muhabirine anlattı.</p>

<p>- "Halen sentetik antioksidanlar dünyada yaygın kullanılıyor.<br />
Günümüzde gıda ve sağlık sektöründe antioksidanların kullanıldığını ifade eden Gülçin, şöyle konuştu:<br />
"Genelde yağlı gıdalar çok hızlı bozulmakta ve bunu önlemek için farklı sentetik antitoksinler kullanılıyor. Bunlar hem gıdaların raf ömrünü uzatır hem de istenilmeyen yan etkilere sahip değiller. Fakat araştırmalarda, çok sıklıkla kullanılan bu sentetik antitoksinlerin kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına sebep olduğu kaydedilmiştir. Bu aşamada özellikle Amerika başta olmak üzere Avrupa ve bazı ülkelerde bazı sentetik antitoksinlerin kullanımı ciddi şekilde sınırlandırıldı veya tamamen yasaklandı. Ülkemizde ise son zamanlarda Sağlık Bakanlığının bu konudaki hassasiyeti bilinmektedir. Ama gördüğümüz kadarıyla halen sentetik antioksidanlar dünyada yaygın kullanılıyor."</p>

<p>Gülçin, stres ve çevresel faktörler, hava kirliliği, fabrika atıkları, deniz ve karaların kirlenmesi, trafik gürültüsü, yüksek gelirim hatları, egzoz dumanlarının yanı sıra kontrolsüz kullanılan pestisitlerin (bakteri, virüs ve haşerelerin zararlı etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan kimyasallar) insan sağlığını ciddi şekilde etkilediğini belirterek, özellikle bu stres faktörlerlerinin metabolizmada oksidatif stres meydana getirip çeşitli hastalıklara yol açtığını dile getirdi.</p>

<p>Bilimsel olarak 100'den fazla hastalığın sebebinin oksidatif stres ve bundan kaynaklı reaktif ara ürünlerin olduğunun ispatlandığını söyleyen Gülçin, "Zencefilde bulunan kurkumin molekülünün antioksidan etkisini belirledik ve sentetik, güçlü olan standartlarla kıyasladık. Uluslararası önemli dergilerden olan Chemico-Biological Interactions'de yayınlanan bu çalışmamızda gördük ki kurkumin molekülü, sentetik antioksidanlarda bazı metotlarda çok daha fazla etkili.</p>

<p>Kurkumin molekülü, dünyada ilk izole edilen doğal üründür, zencefilden saflaştırılıyor. Zencefil İslami açıdan önemli, Kur'an-ı Kerim'de insan süresinde 'biz onlara zencefil içeren içecek ikram ediyoruz' ayeti var. Kur'an'da bu bitkinin katkı maddesi olarak geçmesi oldukça anlamlı. Bu noktada zencefil ilham kaynağımız oldu." diye konuştu.<br />
- "Zencefil, müthiş bir biyolojik etkiye sahip"</p>

<p>Gülçin, 10 gram kurutulmuş zencefilde 3 grama yakın kurkumin bulunduğunu belirterek, "Sanki Allah kurkumin molekülünü tamamen insanlara şifa olsun diye yaratmış. Literatürde kolon kanseri, meme kanseri, mide ve bağırsak ve Alzheimer gibi birçok hastalığa karşı etkili olduğu belirtilmiş. Uluslararası önemli bilimsel dergileri inceldiğinde zencefilin birçok hastalığa iyi geldiği görülmekte. Müthiş bir biyolojik etkiye sahiptir. Bu noktada zencefilin söz konusu hastalıklara karşı çok etkili olabileceği potansiyelini ortaya koyduk." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Havlıcan, zerdeçal ve karanfilin de zencefil gibi benzer etkiye sahip olduğunu, bunların beraber kullanılmasında sinerjik bir etkinin de ortaya çıktığını anlatan Gülçin, bin yıllık geçmişi olan Anadolu mutfak kültüründe salatalarda da bu tarz bitkilerin sıklıkla beraber kullanıldığını dile getirdi.<br />
Prof. Dr. Gülçin, antioksidanların renkli sebze ve meyvelerde daha fazla bulunduğunu, turunçgillerin de bu anlamda çok zengin antioksidan kaynağı olduğunu vurguladı.<br />
- "Kurkumin makalemize, yayınlandığı tarihten beri 1500'e yakın atıf atıldı"<br />
Aldıkları ödülde amiral çalışmanın "kurkumin molekülünün antioksidan etkisi ve mekanizmasının aydınlatılması" konusu olduğunu belirten Gülçin, şunları kaydetti:<br />
"Kurkumin, özellikle zencefil, zerdeçal gibi Uzak Doğu kültürüne ait bitkilerde bulunan bir molekül ve çok faydalı bir bitki, birçok kanser türüne karşı etkili olduğu bilimsel olarak ispatlandı. Çünkü çalışmamızda kolon ve meme kanserleri, Alzheimer ile mide bağırsak gibi çok sayıda hastalığa sebep olan oksidatif stresin, kurkumin kullanarak bastırılabildiğini gördük.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurkumin makalemize, yayınlandığı tarihten beri 1500'e yakın atıf atıldı, bu atıf dev dergilerde yayınlanan makalelerin bile alamayacağı bir sayı. Bugüne kadarki 500 makalemden de 40 bin civarında atıf alındı. Türkiye'de 40 bin civarında atıf alan bilim insanı sayısı, bir elin parmaklarını geçmez. H-indeksim ise 111'dir. Bugün Türkiye'de H-indeksi 100'ü geçen çok nadir bilim insanı var. Bunlar çalışmaların kalitesini gösteren bilimsel parametreler."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzurum, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/zencefil-alzheimer-ve-kanser-hastaliklarina-umut-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Dec 2023 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/zerdecalin-faydalari-nelerdir-zerdecalin-12689378-6790-m.jpg" type="image/jpeg" length="90294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Çay Demledim" Cümlesi Mutluluk Hormonunu Arttırıyor]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/cay-demledim-cumlesi-mutluluk-hormonunu-arttiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/cay-demledim-cumlesi-mutluluk-hormonunu-arttiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hepimiz "çay demledim" cümlesini duyunca bir an telaşımızı unutur, kendimizi mutlu hissederiz. İşte uzmanlar da tam bunu araştırdı ve "çay demledim" cümlesinin mutluluk hormonlarını artırdığını tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Çay Demledim" koşuşturmaya, strese,sıkıntıya küçük bir mola sesi olabilir. Uzmanlar sadece bu cümlenin bile insanı stresten uzaklaştırabileceğini söylüyor</p>

<p>Çay içmekten büyük keyif alırız. Araştırmalara göre çayın sadece tadı değil sesi de insana mutluluk veriyor. Araştırmalar "çay demledim" cümlesinin &nbsp;mutluluk hormonlarını harekete geçirdiğini söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çay demledim cümlesi hem bir davet, hem bir dost sohbeti, hem dinlenmek için bir mola, hem barışma cümlesi hem de sevdiğiniz bir şeyi tadacağınız anlamlarına geliyor. Bu da insanı bir sürede olsa stresinden uzaklaştırarak mutlu ediyor.</p>

<h3>MUTLULUK HORMONUNU YÜZDE 84 ARTIRIYOR</h3>

<p>Araştırmalar, "Çay demledim" cümlesini duyan kişilerin yüzde 88.4'ünde mutluluk hormonlarında artış olduğunu söylüyor. Bu, çayın sadece bir içecek olmadığını, duygusal bir anlamı olduğunu da ispatlıyor.</p>

<h3>PSİKOLOJİK ETKİLERİ KANITLANDI</h3>

<p>Çayın özellikle de yeşil çayın içeriğinde ki antioksidanlar nedeniyle insanların sağlığına olumlu etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Çay fiziksel etkilerin yanı sıra psikolojik sorunlara da fayda sağlıyor. Birçok kültürde çay, sakinlik ve topluluk hissi yaratma gücüne sahip ve bu özelliği insanların yalnızlık hissinden uzaklaştırıyor. Sıcak yudumlanan çay hem sakinleştiriyor hem de ferahlık hissi uyandırıyor.</p>

<h3>KÜLTÜREL ETKİLEŞİMİ ARTIRIYOR</h3>

<p>Çay ülkemizde genellikle kalabalık ortamda içiliyor. Ya bir davette, ya sahilde, ya misafirinize ikram ettiğinizde kahvaltı sofralarında gibi birden çok kişinin olduğu ortamlarda içiliyor. Birçok kültürde çay törenleri, insanları bir araya getiren önemli sosyal etkinlerden bir tanesi. Bu da toplumsal bağları kuvvetlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çiğdem HACIFAZLIOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/cay-demledim-cumlesi-mutluluk-hormonunu-arttiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Dec 2023 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/cay-3.jpg" type="image/jpeg" length="30479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rize'de Sağlıkçılara “Görme Taraması” Eğitimi Verildi]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/rizede-saglikcilara-gorme-taramasi-egitimi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/rizede-saglikcilara-gorme-taramasi-egitimi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize İl Sağlık Müdürlüğü, aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına “Görme Taraması” eğitimi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında görevli Dr. Öğrt. Üyesi Muhammet Kaim tarafından Rize'de görev yapan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına “Görme Taraması” eğitimi verildi.</p>

<p>Çocukluk çağında sık görülen sağlık sorunlarının erken tanınması ve gerekli tedavilerinin sağlanabilmesi amacıyla çeşitli tarama programları yürütülüyor. Yenidoğan, okul öncesi ve okul çağı çocuklarda sık görülen görme kusurlarına yönelik tarama programı da bu programlar arasına dahil edildi. Programda bebeklere 0-3 aylar arasında, çocuklara 36-48 aylar arasında ve 6 yaş ya da 7 yaşta (çocuğun ilkokul 1. sınıfa başlayacağı yıl) görme taraması yapılıyor.&nbsp;</p>

<p>Çocuklarda yapılacak göz taramaları ile tanınabilen hastalıkların başında şaşılık, kırma kusurları, katarakt ve korneal skar gibi deprivasyona yol açan bazı durumlara bağlı olarak gelişen ampliyopi (göz tembelliği) geliyor. Ayrıca bebeklik döneminde Retinoblastom, Konjenital Glokom ve Konjenital Katarakt gibi doğuştan olan hastalıklar da görülebiliyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="3-32" class="img-fluid detail-photo" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/3-32.jpg" style="width: 100%" / width="1080" height="633"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="2-39" class="img-fluid detail-photo" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/2-39.jpg" style="width: 100%" / width="1080" height="633"></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/rizede-saglikcilara-gorme-taramasi-egitimi-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Dec 2023 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/1-59.jpg" type="image/jpeg" length="62634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kardiyolog Dr. Dilek Cahide Haznedar Kırcı'dan Metabolik Sendrom Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/kardiyolog-dr-dilek-cahide-haznedar-kircidan-metabolik-sendrom-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/kardiyolog-dr-dilek-cahide-haznedar-kircidan-metabolik-sendrom-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyolog Dr. Dilek Cahide Haznedar Kırcı metabolik sendrom hastalığının tedavisi hakkında  açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kardiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Cahide Haznedar Kırcı, ihmal edildiği takdirde hayati risk oluşturabilen metabolik sendromun özel bir ilacı olmadığını ancak düşük kalorili, daha az karbonhidrat içeren, katkı maddeli paketli gıdalardan uzak, Akdeniz diyeti gibi dengeli diyet modelleri ile hastalığın etkilerinin azaltılabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Cahide Haznedar Kırcı, hayatı tehdit eden pek çok hastalığa neden olabilen metabolik sendrom hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p style="text-align: justify;">“Kalp krizi, felç ve diyabete neden olabilir”</p>

<p style="text-align: justify;">Tıpta koruyucu hekimliğin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Kırcı, “Hekimlik, koruyucu hekimlik (primer koruma) ile başlamaktadır. Koruyucu hekimlikte bir hastalığa kişinin sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ortaya çıkmadan önce müdahale edilmesi amaçlanır. Örneğin, hastalıklara karşı yapılan aşılamalar, yetersiz ve yanlış beslenme ya da tütün kullanımı gibi riskli davranışların değiştirilmesi gibi durumlar birincil koruma arasında yer alır” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Çoğu kalp damar hastasında önceden var olan, birincil koruma ve gerekli müdahaleler ile önlenebilecek sendromlardan birinin de metabolik sendrom olduğuna işaret eden Uzm. Dr. Kırcı, “Metabolik sendrom kalp krizi, kalp damar hastalıkları, felç, diyabet, karaciğerde yağlanma, kanser, polikistik over sendromu gibi birçok hastalığa neden olabilmektedir” şeklinde konuştu.<br />
<br />
“Metabolik sendromun 5 işareti”</p>

<p style="text-align: justify;">Kişide metabolik sendromun anlaşılmasına yol açan bazı parametreler olduğunu belirten Uzm. Dr. Kırcı, aşağıdaki beş durumdan en az üçünün bir arada bulunmasının metabolik sendrom olarak adlandırıldığını söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;">“Artmış bel çevresi: Göbek üzerinden ölçülen bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm’den fazla olması. Yüksek trigliserit düzeyi: Kandaki trigliserit (serbest kan yağları) düzeyinin 150 mg/dl’den yüksek olması. Düşük HDL düzeyi: HDL kolesterol ‘iyi huylu’ kolesterol olarak bilinen bir kolesterol molekülü çeşididir ve damar sertliğine karşı koruyucu özelliği vardır. HDL kolesterol düzeyinin kadınlarda 50, erkeklerde 40 mg/dl’nin altında olması. Yüksek kan basıncı: Kan basıncının 135/90 mmHg’dan yüksek olması veya tansiyon düşürücü ilaç kullanıyor olmak. Bozulmuş açlık kan şekeri: Açlık kan şekerinin 100-125 mg/dl arasında olması (açlık kan şekerinin 126 mg/dl ve üzerinde olması şeker (diyabet) hastalığı demektir).”</p>

<p style="text-align: justify;">“Obez ve dengesiz beslenen kişilerde risk yüksek”</p>

<p style="text-align: justify;">Metabolik sendrom riskinin kimlerde yüksek olduğuna değinen Uzm. Dr. Kırcı, “Obezitesi yani fazla kilosu olan ileri yaşlı kişilerde, hareketsiz bir yaşam süren ve dengesiz beslenme alışkanlıkları olan kişilerde, yoğun sigara tüketenlerde, stres ve depresyon sonucu aşırı yeme bozukluğu geliştirenlerde daha yüksek risklidir” dedi.<br />
<br />
“Kadınlarda daha sık görülüyor”</p>

<p style="text-align: justify;">Dünya genelinde ve ülkemizde metabolik sendromun sık rastlanan bir durum olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Kırcı, şu bilgileri paylaştı:<br />
“Erkeklerden ziyade kadınlarda daha yaygındır. Kadınlarda metabolizmanın daha yavaş olması nedeniyle obeziteye daha sık rastlanır. Metabolik sendrom ile insülin direnci arasında çok yakın bir ilişki vardır. Metabolik sendrom, insülin direnci zemininde gelişebilen bir hastalıktır. Genetik yatkınlık söz konusu olsa da modern hayatın getirdiği hareketsiz (sedanter) yaşam ve yüksek kalorili beslenme sendromun seyrini değiştirmektedir. İnsülin direnci, kalp sağlığını tehdit eden ve tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur.”<br />
<br />
“İlacı yok, yaşam tarzı değişikliği şart”</p>

<p style="text-align: justify;">Metabolik sendrom belirtilerinin tek başına herhangi bir ağrı veya rahatsızlığa neden olmadığı için genellikle uzun süre fark edilmediğini aktaran Uzm. Dr. Kırcı, hastalığın tedavisi hakkında ise şu açıklamalarda bulundu:<br />
“Metabolik sendromun özel bir ilacı yoktur. Bu yüzden öncelikle tedaviye yaşam tarzı değişikliği dediğimiz diyet ve egzersizle başlamalıyız. Düşük kalorili, daha az karbonhidrat içeren katkı maddeli paketli gıdalardan uzak bir diyet önceliğimiz olmalı. Akdeniz diyeti gibi dengeli diyet modellerinin uygulanması faydalı olacaktır. Akdeniz diyeti sebze, meyve, baklagiller, zeytinyağı, ceviz, fındık, üzüm gibi liften, kompleks karbonhidratlardan ve tekli doymamış yağlardan zengin, doymuş yağlardan fakir bir diyettir. Haftada en az 3 gün, her defasında en az 45 dakika tempolu ve düzenli hareket içeren (yürüyüş gibi) egzersiz yapın. Sigara ve alkolden uzak durun. Tuz tüketiminizi azaltın. Günde toplam 4-5 gramdan fazla tuz tüketmeyin. Kişide tansiyon ve şeker hastalığı varsa, ilaçlarını düzenli kullanmalı, doktor kontrolü ve tavsiyesi olmadan gelişigüzel ilaç almamalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzon, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/kardiyolog-dr-dilek-cahide-haznedar-kircidan-metabolik-sendrom-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Dec 2023 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/kardiyolog-dr-dilek-cahide-haznedar-kircidan-metabolik-sendrom-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="33995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum'da Kapalı Yöntemle Yemek Borusu Kanseri Ameliyatlarında Başarı Oranı Yüksek]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/erzurumda-kapali-yontemle-yemek-borusu-kanseri-ameliyatlarinda-basari-orani-yuksek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/erzurumda-kapali-yontemle-yemek-borusu-kanseri-ameliyatlarinda-basari-orani-yuksek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yemek borusu kanseri ameliyatının kapalı yöntemle başarıyla yapıldığı en büyük merkezlerden Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde son 11 yılda yurt içi ve dışından 296 hasta hayata tutundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Türkiye'de yemek borusu kanseri ameliyatının kapalı yöntemle başarıyla yapıldığı en büyük merkezlerden Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde son 11 yılda yurt içi ve dışından 296 hasta hayata tutundu.</p>

<p style="text-align: justify;">Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Eroğlu, AA muhabirine, dünyada her yıl 600 bin kişiye yemek borusu kanseri tanısı konulduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de yılda yaklaşık bin kişiye yemek borusu kanseri teşhisi konulduğunu, hastaların çoğunun ise Doğu Anadolu'da olduğunu belirten Eroğlu, kendine özel 2 ameliyathanesi, 5'i yoğun bakım 34 yataklı son sistem teknolojik cihazla donatılan kliniklerine yurt içi ve dışından hastaların yemek borusu ameliyatı için başvurduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align: justify;">Eroğlu, yaptıkları ameliyatlarda dünyanın en gelişmiş ülkelerinden daha başarılı sonuçlar elde ettiklerini vurguladı. - "Kapalı ameliyat sonrası hasta hemen ayaklanıyor, ertesi gün yürüyor" Açık yöntemle göğüs ya da karın bölgesinden 30 santimlik büyük kesiyle yaptıkları kanser ameliyatlarını son 11 yıldır aynı bölgeden kamera yardımıyla birer santimlik 2 ya da 3 delik açarak kapalı şekilde gerçekleştirdiklerini anlatan Eroğlu, "Kapalı ameliyat sonrası hasta hemen ayaklanıyor, ertesi gün yürüyor ve 3-5 gün sonra evine gidip kısa sürede normal hayata dönüyor. Açık ameliyatla kapalı ameliyat arasında 6 aylık ciddi konfor farkı var.</p>

<p style="text-align: justify;">Yani açık ameliyat yapılan hastalar, kapalı yöntemle ameliyat olanların seviyesine 6 ay sonra ancak erişiyor." dedi. Eroğlu, 30 yıldır yemek borusu kanseri ameliyatı yaptığını, bunların 500'ünü açık, 300'ünü de kapalı yöntemle gerçekleştirdiğini anlatarak, Türkiye'de en fazla makalesi olan merkezin de burası olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align: justify;">200'ün üzerinde uluslararası ve dünyanın en saygın dergilerinde makalelerinin çıktığını dile getiren Eroğlu, şöyle devam etti: "Bu makalelerin 100'den fazlası yemek borusu ameliyatı ve kanseriyle ilgili. Bu ameliyatlarda dünyada kabul edilebilir ölüm oranları yüzde 5 civarında. Dünyanın en gelişmiş kliniklerinde ve her gün bu ameliyatların yapıldığı merkezlerde bile ölüm oranları yüzde 5 civarında. Bazı kliniklerde bu oranlar çok daha yüksek. Kliniğimizde kapalı ameliyatlarda ölüm oranımız yüzde 1,3. Yani 300 hastadan sadece 4'ünü kaybettik, onlar da şeker ve kalp gibi riskli ek hastalığı olanlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Yüzde 1,3 oranı ile dünyanın en iyi serilerinden birisi bizde." Eroğlu, kanserde erken teşhisin hayat kurtardığını, yemek borusu kanserinde en önemli belirtinin ise yutkunma güçlüğü ve yemek yerken ağrı olduğunu belirterek, özellikle 40 yaş üzeri bireylerin benzer durumda mutlaka hekime başvurmasını istedi. Doğu Anadolu'da akciğer, meme, prostat gibi kanserlerden çok daha sık görülen yemek borusu kanserinin genetik faktörlerin yanı sıra sosyo-ekonomik durum, sıcak çay tüketimi, beslenme faktöründen kaynaklandığını ifade eden Eroğlu, sebze ve meyveden fakir diyet, zeytinyağının az tüketimi ve sigara ile alkol gibi etkenlerin de bu kanserin sebeplerinden olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">- "Kapalı yemek borusu ameliyatlarında dünyada referans merkeziyiz" Almanya, Fransa, İngiltere, İsviçre, Kuzey Makedonya, Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan gibi ülkelerden 18 kişiye kapalı yöntemle yemek borusu kanseri ameliyatı yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Eroğlu, "Kliniğimiz yemek borusu ameliyatlarının kapalı yöntemlerle yapıldığı Türkiye ve dünyadaki önemli bir referans merkezi durumunda. İsviçre, Arnavutluk, Almanya, Suudi Arabistan ve Azerbaycan gibi gelişmiş farklı ülkelerden 11 öğretim üyesi ile yurt içinden göğüs cerrahisi uzmanı 36 öğretim üyesi bu kapalı ameliyat tekniklerini öğrenmek için kliniğimizde gelip çalıştı." diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;">- Hastalar kapalı yöntemle yapılan ameliyatla daha erken iyileşiyor Hastalardan Eren Sabuncu da "2 gün önce kapalı yöntemle ameliyat oldum ve ayağı kalktım, şu an çok iyiyim." diye konuştu. Yemek borusu kanseri ileri evre olan ve 2 ay önce ameliyat edilen 40 yaşındaki Ebubekir Kara ise "Yemek yiyemiyordum, çok yere gittim, sonunda Atilla hocamı buldum. Sağ olsun ameliyat etti ve kanserden kurtuldum, yemem içmem düzeldi. Kontrole geldim bir sorunum yok." ifadelerini kullandı. Ali Rıza Yakut da "Uzun süredir çektiğim hastalıktan kurtulduğum için doktorlarımıza minnettarız. Çok mutluyum." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Anadolu Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzurum, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/erzurumda-kapali-yontemle-yemek-borusu-kanseri-ameliyatlarinda-basari-orani-yuksek</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Dec 2023 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/erzurumda-kapali-yontemle-yemek-borusu-kanseri-ameliyatlarinda-basari-orani-yuksek.webp" type="image/jpeg" length="64546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Yusuf Yılmaz Yine Dünya Sıralamasına Girdi]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/prof-dr-yusuf-yilmaz-yine-dunya-siralamasina-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/prof-dr-yusuf-yilmaz-yine-dunya-siralamasina-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıp bilimine yön veren 100 Türk bilim insanı arasına giren, Dünyanın en etkili bilim insanları listesindeki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz Gastroenteroloji alanında gösterdiği başarılarla karaciğer hastalıklarında dünya sıralamasında 58. sırada yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi rektörü, Gastroenteroloji Uzmanı Rektör Prof. Dr. Yusuf Yılmaz başarıları ile adından söz ettirmeye devam ediyor. 2017 yılında tıp fakültesine atanan en genç ‘Profesör’ olan Yusuf Yılmaz &nbsp;2018 yılında dünyada 'Tıp Bilimine Yön Veren 100 Türk' arasına girdi. Uluslararası yabancı dergilerde yayımlanmış 200’ün üzerinde bilimsel araştırması bulunan Prof. Dr. Yusuf Yılmaz çalışmaları sayesinde alanında sadece dünyaca ünlü bilim insanlarının davet edilerek derlemelerinin yayımlandığı prestijli dergilerde yazar olma başarısını gösterdi. Uluslararası NASH komitesine seçilen Avrupa’dan sayılı birkaç bilim insanından biri olan Prof. Dr. Yılmaz ScholarGPS’in en son verilerine göre karaciğer hastalıklarında akademisyenler arasında dünya sıralamasında 58. sırada yer aldı. Küresel NASH Konseyi (GNC) ve Küresel Karaciğer Konseyi üyesi olan Prof. Dr. Yılmaz, karaciğer hastalığı ve NAFLD/MASLD’da etkileyici çalışmaları ile geniş çapta tanınmakla kalmadı, aynı zamanda genç araştırmacılara ilham verdi.Elde ettiği bu başarılarla tüm akademisyenler arasında %0.05’den daha iyi bir dilimde yer alarak karaciğer hastalıklarında dünya sıralamasında 58. Sıraya yerleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>‘DÜNYANIN EN İYİLERİNİ RİZE’DE AĞIRLAYACAĞIZ ‘</h3>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Rektör Prof. Dr. Yusuf Yılmaz “Karaciğer hastalıklarında dünya sıralamasında 58. sırada yer almaktan büyük memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. İnşallah bu alanda dünyanın en iyileri olan Prof. Zobair Younossi ile Prof. Arun Sanyal’ı Mayıs 2024’te Rize’de düzenleyeceğimiz kongrede ağırlayacağız” dedi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Arzu ERBAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/prof-dr-yusuf-yilmaz-yine-dunya-siralamasina-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/yusuf-yilmaz.jpg" type="image/jpeg" length="65790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şifa Bulmak İçin Karayemiş Tüketin]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/sifa-bulmak-icin-karayemis-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/sifa-bulmak-icin-karayemis-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiçeğinden, çekirdeğine, kabuğundan, yaprağına kadar çok yönlü tüketilen Rize'nin karayemişi şeker hastalığından, kansere, mide ülserinden, hazımsızlığa ve daha birçok hastalığa şifa oluyor. Yörede asırlardır halk hekimliğinde kullanılan meyve şimdi bilim dünyasının dikkatini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Rize'de bolca yetişen çok sevilerek tüketilen karayemiş meyvesinin pek çok hastalık için şifa kaynağı olduğu biliniyor. Asırlardır Rize'de halk hekimleri de denilen şifacıların hastaları iyileştirmek için kullandığı karayemiş son yıllarda bilim dünyasının dikkatini çekiyor. Özellikle yapraklarının tıbbî anlamda özellikle İngiltere’de hâlâ birçok araştırmalarda kullanıldığı biliniyor</p>

<p style="text-align: justify;">Karayemişin her bir parçası şifa dağıtıyor. Meyvesi, çiçeği, yaprağı, kabuğu farklı hastalıklara şifa oluyor. Lezzeti ve aroması ile bir çok meyveden farklı özelliklere sahip olan karayemiş meyvelerinden ve yapraklarından elde edilen glikozitlerin öksürük şurubunda ve eczacılıkta kullanılıyor. Karayemiş şeker hastalarının da rahatlıkla yiyebildiği bir meyve. Hastaların şekerini dengeye getiriyor. Çekirdekleri öğütülerek suyu içildiğinde ise şekeri önemli ölçüde düşürdüğü biliniyor.</p>

<p style="text-align: justify;">İşte bin bir derde karayemişin (taflan)diğer faydaları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align: justify;">ÜLSERE FAYDALI</h3>

<p style="text-align: justify;">Yaprak ve meyveleri ezilerek elde edilen suyun mide ülseri ve bağırsak hastalıklarına da iyi geldiği biliniyor ancak yaprakları zehirli olduğu için mutlaka uzmanı tarafından yapılanı temin edilmeli</p>

<h3 style="text-align: justify;">HAZIMSIZLIĞI ÖNLÜYOR</h3>

<p style="text-align: justify;">Hazımsızlık mide sindirim sorunları yaşayanlar için tüketebilecekleri etkili meyvelerin arasında taflan da yer alıyor. Sindirimi düzenleyici etkisi vardır. Aynı zamanda bağırsaktaki zararlı mikro organizmaların vücuttan atılmasına yardımcı oluyor.</p>

<h3 style="text-align: justify;">KAS VE SİNİR SİSTEMİNİ DÜZENLİYOR</h3>

<p style="text-align: justify;">Taflan magnezyum açısından zengin bir meyve. Bu sayede kas ve sinir sisteminin gelişmesi ve düzgün olarak çalışmasına yardımcı olacak en etkili meyveler arasında yer alıyor. Özellikle, ilerleyen yaşlarda meydana gelen sinir sorunları, alzheimer, titreme gibi sorunları önlemek için karayemiş tüketimini tavsiye ediliyor.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/sifa-bulmak-icin-karayemis-tuketin-2.jpg" style="width: 850px; height: 515px;" /></p>

<h3 style="text-align: justify;">VÜCUTTAKİ ZARARLI TOKSİNLERİ UZAKLAŞTIRIYOR</h3>

<p style="text-align: justify;">Karaciğer başta olmak üzere vücuttaki toksinleri uzaklaştırmak için tüketilebilecek en etkili meyveler arasında karayemiş (tafan) yer alır. Antiseptik özelliği, antioksidan içeriği ile vücuttaki zararlı bileşenler ve toksinleri uzaklaştırıyor.</p>

<h3 style="text-align: justify;">AĞRILARI AZALTIYOR</h3>

<p style="text-align: justify;">Bayanların adet ağrıları başta olmak üzere diğer ağrıları da azaltma etkisi vardır, çünkü karayemişin antiseptik özelliğinin uyuşturucu etkisi vardır. Bu sayede ağrıları azaltmaya yardımcı olmaktadır.</p>

<h3 style="text-align: justify;">KANSERE FAYDASI ARAŞTIRILIYOR</h3>

<p style="text-align: justify;">Karayemiş antioksidan ve flavonoid maddeler açısından zengin bir meyve. Antioksidan maddeler vücutta oluşacak olan serbest radikalleri uzaklaştırmakla görevlidir. Kısacası kanser, tümör gibi hücrelerin oluşumu bu serbest radikallerin çoğalması ile oluşur. Karayemiş meyvesinde yer alan antioksidan maddeler vücuttaki serbest radikalleri uzaklaştıracak ve kansere karşı koruyacaktır.</p>

<h3 style="text-align: justify;">ÇOK ÇEŞİTLİ KULLANIMI MEVCUT</h3>

<p style="text-align: justify;">Karayemiş meyvesi kurutularak çerez niyetine yendiği gibi, pekmezi yapılıyor. Salamurası ve turşusu da yapılan karayemişin çekirdekleri öğütülerek kullanıldığında bazı hastalıklara şifa oluyor. Yaprakları ise suyu süzülerek ya da ezilerek çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/sifa-bulmak-icin-karayemis-tuketin</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Dec 2023 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/sifa-bulmak-icin-karayemis-tuketin.jpg" type="image/jpeg" length="41675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maymun Çiçeği Virüsü (Mpox) Nedir? Nasıl Bulaşır? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıl Yapılır?]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/maymun-cicegi-virusu-mpox-nedir-nasil-bulasir-belirtileri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/maymun-cicegi-virusu-mpox-nedir-nasil-bulasir-belirtileri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Covid-19 salgının üzerimizde bıraktığı etki henüz kaybolmamışken insanlık olarak yeni bir viral hastalıkla karşı karşıyayız. Maymun çiçeği virüsü olarak bilinen monkeypox, dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Peki insanlığın karşısındaki yeni tehdit maymun çiçeği virüsü nedir? Maymun çiçeği virüsünün belirtileri nelerdir? Maymun çiçeği virüsünün tedavisi nasıl yapılır? Detaylar haberimizde..]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Maymun çiçeği virüsü (Mpox) nedir?</h3>

<p>Özellikle Afrika kıtasının batı ve orta kesimlerinde görülen maymun çiçeği virüsü, mpox adı verilen virüsün neden olduğu, bulaşıcı bir hastalıktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/8-6.jpg" style="width: 1080px; height: 605px;" /></p>

<h3>Maymun çiçeği virüsünün kaynağı nedir?</h3>

<p>Maymun çiçeği virüsüne dair ilk vaka 1970 yılında kayıtlara geçmiştir. Hastalığın kaynağı kesin olarak bilinmemektedir fakat Afrika kemirgenlerinin virüsü barındırdığı ve insanlara geçirebildiği &nbsp;bilinmektedir.</p>

<p><img alt="" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/7.jpg" style="width: 1080px; height: 608px;" /></p>

<h3>Maymun çiçeği virüsü nasıl bulaşır?</h3>

<p>İnsandan insana bulaşabilme özelliği taşıyan maymun çiçeği virüsü; en çok solunum yolu ile bulaşır. Ayrıca virüs; dokunma, öpüşme, cinsel ilişki, kontamine eşyalarla temas ile ede bulaşabilir. Virüs, anneden bebeğe bulaşabildiği gibi, gebelik ve doğum sırasında ve sonrası yakın temaslada çocuğa bulaşabilir.</p>

<p><img alt="" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/5-13.jpg" style="width: 1080px; height: 607px;" /></p>

<h3>Maymun çiçeği virüsü belirtileri nelerdir?</h3>

<p>Kuluçka süresi 3 ila 17 gün olan, vücudun bazı bölgelerinde kızarıklık oluşması ve grip benzeri semptomlar ile de kendini gösterebilen maymun çiçeği virüsünün en yaygın belirtisi ateş, halsizlik, kas ve baş ağrısıdır. Ayrıca, ateş başladıktan yaklaşık 1 ila 4 gün sonra deri döküntüsü ve lenf düğümlerinde şişme meydana gelebilir.</p>

<p>Diğer en yaygın belirtilerin başında öksürük ve burun tıkanıklığı gelir.</p>

<p><img alt="0-1" class="img-fluid detail-photo" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/0-1.webp" style="width: 100%" / width="760" height="450"></p>

<h3>Maymun çiçeği virüsü semptomları ne kadar sürede ortaya çıkar?</h3>

<p>Genellikle virüsün bulaşımından sonraki 3 hafta içinde septomlar kendini gösterir.&nbsp;</p>

<p><img alt="1-30" class="img-fluid detail-photo" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/1-30.webp" style="width: 100%" / width="952" height="540"></p>

<h3>Maymun çiçeği virüsü nasıl teşhis edilir?</h3>

<p>Maymun çiçeği virüsünü tespit etmek için test yapılması gerekir. Virüsün bulaşması sonrasında ortaya çıkan lezyondan alınan örnek doku, PCR testine gönderilirerek hastalığın tespiti yapılır.</p>

<p>Eğer ciltte lezyon oluşmaması durumunda anal veya rektal sürüntü alınarak da test yapılabilir.</p>

<p>Bunun dışında bağışıklık sisteminizin antikor üretip, üretmediğini anlamak için için bir kan testide istenebilir.</p>

<p><img alt="4-14" class="img-fluid detail-photo" src="https://guncel53com.teimg.com/guncel53-com/uploads/2023/12/4-14.webp" style="width: 100%" / width="1280" height="720"></p>

<h3>Maymun çiçeği virüsü nasıl tedavi edilir?</h3>

<p>Maymun çiçeği virüsünün kesinleşmiş herhangi bir tedavi yöntemi yoktur. Fakat çiçek hastalığına benzerliği nedeni ile çiçek hastalığına karşı korunmak için geliştirilen antiviral ilaçlar monkeypox'u tedavi etmek için kullanılabilir.&nbsp;</p>

<p>Eğer hastalığın belirtilerini gösteriyorsanız hızlıca bir sağlık kuruluşuna başvurup, erken şekilde tedavi almanız oldukça önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yüksel KARAKAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/maymun-cicegi-virusu-mpox-nedir-nasil-bulasir-belirtileri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Dec 2023 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/6-7.jpeg" type="image/jpeg" length="29401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da Yaşayan Kadın, Kalp Yetmezliği Rahatsızlığına Erzurum'da Çözüm Buldu]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/fransada-yasayan-kadin-kalp-yetmezligi-rahatsizligina-erzurumda-cozum-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/fransada-yasayan-kadin-kalp-yetmezligi-rahatsizligina-erzurumda-cozum-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da yaşayan 73 yaşındaki Sahibe Şimşekoğlu, ileri derece kalp yetmezliği rahatsızlığından, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde doktorların anjiyografi eşliğinde yeni yöntemle uyguladığı "fizyolojik kalp pili" tedavisiyle iyileşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Fransa'da yaşayan 73 yaşındaki 6 çocuk annesi Bayburtlu Şimşekoğlu'na, yaklaşık 4 yıl önce ileri derece kalp yetmezliği tanısı konularak anjiyo yapıldı.<br />
Bir süre medikal tedavi gören ancak kalp yetersizliği şikayeti devam eden hasta, geçen ay memleketi Bayburt'a geldi.</p>

<p style="text-align: justify;">Burada şikayetleri artan ve yürümekte zorlanan Şimşekoğlu, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Gökhan Ceyhun'a başvurdu.</p>

<p style="text-align: justify;">Tetkikler sonucu "damar tıkanıklığına bağlı olmadan gelişen kalp yetersizliği" tanısı konulan Şimşekoğlu, Ceyhun tarafından ameliyata alındı.<br />
Operasyonda, anjiyografi eşliğinde son yıllarda tüm dünyada trend olan "fizyolojik kalp pili" uygulamasıyla sağlığına kavuşan ve 1 ay sonra kontrole gelen Şimşekoğlu, hem kalp yetmezliğinden hem de neden olduğu uykusuzluk, solunum ve yürüyememe gibi şikayetlerden kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Doç. Dr. Ceyhun, AA muhabirine, ciddi nefes darlığı ve gece uyuyamama şikayetiyle kendilerine başvuran hastaya, yurt dışında yapılan anjiyo sonrası damarlarında da bir anormalliğin olmadığı söylenerek çeşitli medikal tedavi uygulandığını söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Kalp yetersizliğinin genelde damar tıkanıklığına bağlı geliştiğini ancak hastada bunun aksine bir durum olduğunu belirten Ceyhun, "Teyzemiz bize başvurduğunda kalbin çalışma yüzdesi 20 civarında ölçüldü, normali ise yüzde 55 üzeridir. Bunun üzerine teyzemiz tarafımızca damar tıkanıklığına bağlı olmadan gelişen kalp yetersizliği tanısı aldı." dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ceyhun, damar tıkanıklığına bağlı olmadan gelişen kalp yetersizliği tedavisinde çeşitli teknikler, piller ve anjiyografik yöntemler uygulandığını ifade ederek, yurt içi ve dışı eğitimlerin ardından "fizyolojik kalp pili" yöntemini Atatürk Üniversitesinde yapmaya karar verdiklerini belirtti.<br />
- "Bu yöntem ülkemizde artık yaygınlaşmaya başlıyor"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Hastaya, bu teknikle Erzurum'da yapacakları ilk vaka olacağını, fizyolojik olarak yerleştirilen kalp pilinin kalp yetersizliğini düzelttiğine dair bulgular elde edildiğini öneri şeklinde sunduklarını ve kabul ettiğini aktaran Ceyhun, şöyle devam etti:<br />
"Başarıyla kalp pilini yerleştirdik, birinci ay sonunda kalbin çalışması yüzde 20'den 45'e çıktı. Teyzemizin semptomlarının da gerilediğini gördük. Bir süre sonra diğer kontrollere geldiğinde kalbin çalışması daha da normale yaklaşmış olacak. Umuyoruz ki bundan sonraki süreçlerde kalp pili ile kalp yetersizliği daha çok düzelecektir. Bu yöntem ülkemizde artık yaygınlaşmaya başlıyor. Bu pil yerleştirildiği anatomik yer özelliği ile bozulmuş fizyolojiyi diğer bilinen klasik kalp pillerine göre daha doğal hale getirmektedir. Bu da kalp yetersizliğinin düzelmesine daha fazla katkı sağlamaktadır. Yani bozulmuş ve yetersiz kalmış kalp kasılmasını doğal haline getirerek güçlü ve düzenli kalp kasılmasını sağlamaktadır."</p>

<p style="text-align: justify;">Doç. Dr. Ceyhun, fizyolojik kalp pili uygulamasının özellikle damar tıkanıklığına bağlı olmayan kalp yetmezliği vakalarında daha etkin olduğunu vurguladı.<br />
- "Kalp pili takıldıktan sonra rahatladım, bir sıkıntım kalmadı"<br />
Sahibe Şimşekoğlu, "Nefes alamıyor, yürüyemiyordum, merdiven çıkamıyor, geceleri uyuyamıyordum. Burada anjiyo oldum. Kalp pili takıldıktan sonra rahatladım, bir sıkıntım kalmadı ve çok iyiyim. Yıllardır kalp sıkıntısı çekiyordum ama bu sene nefesim bitmiş gibiydi. Fransa'da çok yere bakıldım çare bulamadım, şifayı Erzurum'da buldum." dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Şefik Şimşekoğlu ise eşinin Erzurum'da sağlığına kavuşmasından duyduğu mutluluğu paylaştı.<br />
Eşinin, kalbine takılan pille sağlığına kavuştuğunu dile getiren Şimşekoğlu, "1 aydır eşimin ne uykusunda ne yemesinde ne de gezmesinde sorun var. Yurt dışında doktor var ama oradakiler ile bizimkiler arasında büyük fark var. Burada hangi doktora gittiysek netice aldık. Oradakiler ilaç veriyor, gönderiyor. Bu hastalık orada da vardı ama tedavi yapamadılar. Şifayı burada bulduk." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GÜNCEL53 - Anadolu Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzurum, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/fransada-yasayan-kadin-kalp-yetmezligi-rahatsizligina-erzurumda-cozum-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Dec 2023 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/fransada-yasayan-kadin-kalp-yetmezligi-rahatsizligina-erzurumda-cozum-buldu.jpg" type="image/jpeg" length="30844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon'da Kalp Hastası 74 Yaşındaki Kadının Kemik Tümörü Başarıyla Alındı]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/trabzonda-kalp-hastasi-74-yasindaki-kadinin-kemik-tumoru-basariyla-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/trabzonda-kalp-hastasi-74-yasindaki-kadinin-kemik-tumoru-basariyla-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'da yaşayan 74 yaşındaki Mübeccel Barutçu, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi'ndeki başarılı operasyonla kötü huylu kemik tümöründen kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sol kalçasındaki şiddetli ağrı nedeniyle Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Bölümü'ne başvuran Barutçu, yapılan tetkiklerin ardından kıkırdak tümörü şüphesiyle ortopedik onkoloji ameliyatlarının yapıldığı KTÜ Farabi Hastanesi'ne yönlendirildi.</p>

<p style="text-align: justify;">İleri tetkik ve tedavi için KTÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas'a müracaat eden Barutçu'ya tanı için biyopsi yapıldı.</p>

<p style="text-align: justify;">Biyopsi sonucuna göre, oldukça nadir görülen bir kemik kanseri türü olan pelvik kondrosarkomlar (kötü huylu kıkırdak tümörü) tanısı konulan kadının, kısa sürede ameliyatına karar verildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ameliyatını beklerken evinde kalp krizi geçiren Barutçu, yakınları tarafından Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.</p>

<p style="text-align: justify;">Birinde yüzde 99, diğerinde yüzde 70 tıkanıklık tespit edilen 2 kalp damarına stent takılan Barutçu, tedavisinin ardından taburcu edildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ameliyatı 6 ay ertelenen Barutçu, bu süreçte kendisini takip eden Doç. Dr. Ayas ve ekibinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonla tümöründen kurtuldu.</p>

<p style="text-align: justify;">- "Hastaneye hep sedye ile geliyordum, çok şükür şimdi ayaktayım"</p>

<p style="text-align: justify;">Yaklaşık 1,5 ay hastanede yatan ve şu an tedavisinin 6. ayında olan Mübeccel Barutçu, AA muhabirine, kalça ağrısıyla gittiği hastanede çekilen MR ve BT (bilgisayarlı tomografi) sonucunda leğen kemiğinde tümör saptandığını söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Barutçu, ortopedi doktorunun kendisini onkolojiye yönlendirdiğini belirterek, "Doktor, 'Bizim burada yapacak bir şeyimiz yok, onkolojiye gideceksin.' dediği zaman benim dünyam karardı. 'Nasıl olacak?' diye düşündüm. Biraz karamsarlık yaptım önce fakat sonra atlattım. 'Allah'ın verdiği bir şey ne yapabilirim ki?' dedim." ifadesini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas'la tanışması ve tümör ameliyatı günü belirlendikten sonra yaşadığı kalp krizi sürecini anlatan Barutçu, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">"Kalp damarlarıma stent takıldı. 6 ay olmadan beni ameliyat edemediler. O zaman zarfında tümörümde ciddi bir büyüme olmamıştı ve taramalarımda vücudumun başka bir yerine tümör sıçramamıştı. Leğen kemiğimin 4'te 3'ünü aldılar. 8 saat ameliyatta kaldım, yaşım 74. Çok şükür bünyem kuvvetli, kemik yapım güzel olduğu için atlattım."</p>

<p style="text-align: justify;">Barutçu, doktor ve hasta diyaloğunun tedavi sürecindeki önemine dikkati çekerek, "Doktorumdan hemşirelerime kadar hepsi çok iyiydi. Beni 'Prenses.' diye sevdiler. Allah'ıma çok şükür, çok mutluyum. Bugünüme kadar geldim. Hastaneye hep sedye ile geliyordum, çok şükür şimdi ayaktayım." diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;">- "Hastamız sağlıklı şekilde hayatına devam ediyor"</p>

<p style="text-align: justify;">Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas da hastanın kendilerine bir yıl önce kıkırdak kökenli tümör şüphesiyle başvurduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Biyopsi işleminde kıkırdak tümörünün kötü huylu olduğunun teyit edilmesi üzerine ameliyatına karar verdiklerini ifade eden Ayas, "Kalça ve leğen kemiği ile beraber tüm tümörlü dokuyu geniş cerrahi rezeksiyon dediğimiz teknikle çıkartarak, onun yerine dondurma külahı 'Lumic' isminde bir protezle orayı onardık." dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayas, bu tümörlerin tedavisinin diğer ortopedik onkolojik tümörler gibi olmadığını, uzun sürdüğünü aktararak, "3 ay kadar bir yara bakımı tedavisi gördü. Üçüncü aydan sonra ayağa kaldırdık. Hastamız şimdi 6. ayında ve gayet iyi. Son yapılan taramalarında cerrahi alanda ve diğer dokularında metastaz yok. Sağlıklı şekilde hayatına devam ediyor." diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;">Oldukça nadir görülen pelvik kondrosarkomların ameliyatının Türkiye'de sadece 7-8 büyük merkezde yapıldığına işaret eden Ayas, Farabi Hastanesi olarak ilk kez gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayas, Mübeccel Barutçu'nun kan sulandırıcı kullandığı için operasyon sırasında kanama riski olduğunu, bu nedenle titiz bir hazırlık süreci ve kardiyoloji doktoru önerileri ile ameliyata alındığını belirterek, tümörü, hayati damarların yanından girip sorunsuz şekilde çıkarmayı başardıklarını kaydetti.</p>

<p style="text-align: justify;">Hastaların tedavi sonrası takiplerinde genellikle 3 ay aralıklarla 2 yıl boyunca akciğer tomografisi, yılda bir sefer de vücut taraması yaptıklarını kaydeden Ayas, tüm ortopedik onkolojik tümörlerin tanı ve tedavisinin uluslararası standartlarda KTÜ Farabi Hastanesi'nde gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzon, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/trabzonda-kalp-hastasi-74-yasindaki-kadinin-kemik-tumoru-basariyla-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Dec 2023 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/kalp-hastasi-74-yasindaki-kadinin-kemik-tumoru-basariyla-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="94489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış Demlenen Çay Sağlığımızı Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/yanlis-demlenen-cay-sagligimizi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/yanlis-demlenen-cay-sagligimizi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğru yöntemlerle demlenen çayın daha lezzetli olduğunu biliyoruz. Peki yanlış demlenen ve tüketilen çayın mide rahatsızlıklarından demir eksikliğine ve hatta kanser riskine kadar sağlığımızı tehdit ettiğini biliyor muydunuz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çay, Rize'nin birinci derecede ekonomik kaynağı olmaya devam ediyor. Çay hem cebimize hem de vücudumuza fayda sağlıyor. Peki yanlış demlenen ve yanlış tüketilen çayın sağlığımıza ciddi zararlar verdiğini biliyor muyuz?</p>

<p>Çay demlemek basit görünse de oldukça önemli bir işlemdir. Kahvaltı sofralarımızın, dost sohbetlerimizin baş tacı olan çayın daha keyif verici olması ve ağza hafif burukluk bırakması için doğru demleme teknikleri yıllardır makalelerle, görsellerle anlatılmaya çalışılıyor. Doğru demleme teknikleri sadece çayı lezzetli yapmıyor. Çayın daha lezzetli olması için uyguladığımız doğru yöntemlerin insan sağlığı açısından da önemli olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.</p>

<h3>RESMEN HAŞLIYORUZ</h3>

<p>Çay demlerken yaptığımız hatalardan biri demliğe önceden koyduğumuz çayın üzerine kaynar suyu ilave etmek. Bu yöntem çayın haşlanarak besin değerlerinin kaybolmasına ve rutubet almasına ve vücutta bakteri oluşumuna yol açıyor. Çayı demlemede en ideal yöntem üst çaydanlığa kaynamış suyu döktükten sonra 2-3 dakika beklemek ve üzerine yeteri kadar çay ekleyerek sallamadan demlenmesini beklemek. Bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı da &nbsp;alt demlikteki suyunda kaynayarak üstteki demlenmiş çayı kaynatmamasını sağlamak</p>

<h3>SUYU DÖKME ŞEKLİ ÖNEMLİ</h3>

<p>Çayı demlerken suyu üst demliğe aktarma şekli de iyi bir çay demlemek için önemli bir faktör. Suyu kenardan dökerseniz oksijen kaybına yol açabilirsiniz. Biraz üsten ve yukarıdan demliğe boşaltırsanız suda ki oksijeni yeniden kazanmış olursunuz.2-3 dakika sonra çayı ekleyebilirsiniz.</p>

<h3>MİDEYE ZARAR VERİYOR</h3>

<p>Çayın uzun bir süre demlenmesi demek çay içerisinde bulunan bakteri ve mantarların artması demektir. Bu durumda mide asidinin artmasına ve mide ekşimesine neden olmaktadır. Aynı zaman uzun süreli yaşanan mide ekşimesi mide kanserine neden olan bir faktördür.&nbsp;</p>

<h3>BAYAT ÇAY KABIZLIK VE BEYİN FONKSİYONLARINA ZARAR VEREBİLİR</h3>

<p>Özellikle dışarıda içtiğimiz uzun süre kaynayan bayatlamış çay vücuttaki suyu dışarıya atıyor. Bunun devamında da bağırsak fonksiyonları azalmaya başlayarak kabızlık sorunu ortaya çıkabiliyor. Çay 3 saatten sonra içerisinde bulunan enzimler metal ile birlikte etkileşime geçmeye başlıyor. Böylece metal ile etkileşime geçmiş olan çay beyin fonksiyonlarında da bozulmalara neden olabiliyor.</p>

<h3>YÜKSEK ISIDA İÇİLİNCE KANSER RİSKİ DOĞURABİLİYOR</h3>

<p>Çaydaki polifenollerin kanser hücreleri üzerindeki olumlu etkileri bilimsel olarak kanıtlandı. Ancak çok kaynar tüketilirse ters etki yaratıyor. Düzenli olarak kaynar, 65 santigrat derecenin üstünde sıcaklıkta içilen çayın yemek borusu kanseri riskini artırdığı binlerce kişi üzerinde yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Çayı bardağa doldurduktan hemen sonra değil de 1-2 dakika beklemek 65 santigrat derecenin üzerinde tüketmemek gerekiyor.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YEMEKLERDE DEMİR EMİLİMİNİ AZALTIYOR</h3>

<p>Çayın vitamin değerlerinden faydalanmak için ne zaman tükettiğiniz de önemli. Özellikle kahvaltıyla birlikte çay içtiğinizde, yediğiniz besinlerdeki demirin faydasını daha az görebilirsiniz. Özellikle bitkisel ağırlıklı beslenen kişilerde demirin emilimi tanenler tarafından daha fazla engelleniyor. Yemeğin hemen sonrasında içilen siyah çay o yemekten aldığımız demirin etkisini en aşağıya indiriyor. Bu nedenle çayın yemeklerden en az 30 dakika sonra tüketilmesi sağlığımız için daha yerinde olur.<br />
Ayrıca çayın sağlığa yarattığı olumlu etkiler için ortalama 5- 8 dakika demlenmesi ve çok koyu tüketilmemesi önemli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÇİĞDEM HACIFAZLIOĞLU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/yanlis-demlenen-cay-sagligimizi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/saglik.jpg" type="image/jpeg" length="89881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 419 Temizlik Görevlisi Alacak]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/saglik-bakanligi-419-temizlik-gorevlisi-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/saglik-bakanligi-419-temizlik-gorevlisi-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, Sağlık Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında "temizlik görevlisi" olarak istihdam edilmek üzere 419 eski hükümlü/TMY statüsünde sürekli işçi alımı yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buna göre adaylar, 4-8 Aralık tarihleri arasında Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) "esube.iskur.gov.tr" adresinden başvurularını yapabilecek.</p>

<p>Sürekli işçi alımı il düzeyinde karşılanacağından dolayı başvurularda adayların, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi üzerindeki adresleri dikkate alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuru şartları ve aranan niteliklerle ilgili bilgiler İŞKUR'un internet sitesinde yer alacak.</p>

<h3>Rize'den Kaç Kişi Alınacak</h3>

<p>Alımlar kapsamında Rize, Ordu, Bayburt ve Gümüşhane'de 1 kişi, Giresun'da 2 kişi, Samsun'da 4 kişi alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melehat DEMİR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Rize, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/saglik-bakanligi-419-temizlik-gorevlisi-alacak</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Dec 2023 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/rize-temizlik-iscisi.jpg" type="image/jpeg" length="15204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 Aralık Dünya AIDS Günü]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/1-aralik-dunya-aids-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/1-aralik-dunya-aids-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“HIV, artık tedavilerdeki başarılardan sonra ölümcül hastalık kategorisinden çıkmıştır”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 40 milyona yakın hasta olduğunu hatırlatarak artık erken tanıyla AIDS dönemine geçişi engelledikleri veya çok çok ötelediklerini söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Dünyada AIDS veya HIV enfeksiyonu konusunda toplum farkındalığını artırmak amacıyla 1988 yılından beri 1 Aralık Günü'nün 'Dünya AIDS Günü' olarak kabul ediliyor. AIDS ilk kez 1981 yılında tanımlanmış ve neden olan virüs 1984 yılında izole edilerek HIV adını alırken, hastalığın tedavisinde son yıllarda gelişen yöntemlerle önemli başarılar sağlandı. Hastalığın tedavilerdeki başarılardan sonra artık ölümcül hastalık kategorisinden çıktığı kronik hastalıklar sınıfına dâhil edildiği belirtildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İmperial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, “AIDS dediğimiz tablo HIV hastalığının ilerlemiş evresidir. HIV hastalığı tüm dünyada 1983-84 yıllarında ilk tanımlandığından beri yaygın olarak görülmekte olan bulaşıcı bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) nün en son 2023 verileri ortalama 40 milyona yakın hasta olduğu yönündedir. Türkiye’de en son veriler Halk Sağlığı tarafından 2022 yılının sonunda derlenmiştir. Türkiye’de 36 bin vaka olduğu ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">HIV hastalığı bulaş yolları; cinsel yolla temas, hasta kişilerin kan ürünleriyle temas ve hasta annelerden gebelik döneminde bebeğe geçme şeklindedir. Özellikle riskli temaslarda bulunan kişilerin bu hastalıklardan korunma konusunda çok dikkatli olması gerekiyor. Birleşmiş Milletler AIDS topluluğunun en son açıklamasında HIV pozitif olan kişilerin yaklaşık yüzde 45'nin hastalığının farkında olmadığını belirtmiştir. Bu çok büyük ve önemli bir orandır” dedi.<br />
<br />
“Erken tanı ve tedaviyle AIDS dönemine geçişi engelliyoruz veya çok çok öteliyoruz”<br />
Erken tanı ile AIDS dönemine geçişi ötelediklerini veya tamamen engellediklerini ifade eden Aydın, “HIV hastalığı bulaş riski açısından temaslı eylemlerde bulunmuş kişilerin taramalarını önermek bizim için en öncelikli meseledir. HIV hastalığının dünya için bir sorun olmasının engellenmesi için Dünya Sağlık Örgütü'nün HIV'in önlenmesi konusundaki eylem planı 3 basamaktan oluşmaktadır. Hastaların yüzde 95’ine tanı konulması, yüzde 95'inin tedavisinin yapılması ve yüzde 95’nin de tedavisinde başarılı olunması şeklindedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Öncelikli mesele HIV hastalarının tanılarının konulmasıdır. 5-10 yıl öncesine kadar belirli klinik özelliklere sahip hastaların tedavi edilmesi öneriliyordu. Artık bu değişti, HIV hastalığı tanısı konulmuş olan tüm hastalarımızı tanısı konulduğu günden itibaren tedavi programına alıyoruz. HIV bulaşından sonra tedavisiz olan hastalarda ortalama 8-10 yıl içinde AIDS dönemine geçiş bekleniyor. Erken tanı ile beraber AIDS dönemine geçişi çok çok öteliyoruz belki hastamız ömür boyu bu döneme geçmiyorlar normal insanlar gibi normal yaşam sürelerini tamamlamış oluyorlar. Üzerine basarak söyleyeceğimiz riskli temaslarda şüpheli durumlarda yaşamış olan kişilerin mutlaka HIV testlerini ilgili uzman rehberliğiyle beraber yaptırmaları gerekiyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Hastalığın artık ölümcül kategorisinden çıktığını kaydeden Aydın, “Ölümcül hastalık kategorisinden HIV çıkmıştır artık tedavilerdeki başarılardan sonra. HIV hastalığı kronik hastalıklar sınıfına dâhil edilmiştir. Bildiğimiz kronik hastalıklar gibi. HIV tanısı almış kişilerin üzerinde müthiş bir baskı ya da ölümle ilgili hastalığın gidişatıyla ilgili korkular mevcut. HIV hastalığının tedavisinde artık gerçekten çok başarılı tedavilere ulaştık.</p>

<p style="text-align: justify;">Aşı ve HIV hastalığından korunma, engellenmesi ya da tamamen tedavi edilmesi konusunda da ciddi tedaviler ve çalışmalar sürmekte onlarında güzel haberlerini almayı beklemekteyiz. En güzel haberlerden biri de örneğin birkaç yıl öncesi kadar Kronik Hepatit C, HCV virusunun neden olduğu tedavisiz bir hastalıktı. Artık tamamen tedavide kür sağlanabilen hastalıklar grubuna geçti. HIV hastalığıda etkeni virüs grubundan bir hastalıktır onda da aynı başarıyı elde etmeyi ümit ediyoruz. HIV hastalığının tedavisi ve aşı çalışmaları üzerinde yürütülen, umut vaat eden bir çok çalışma mevcuttur" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzon, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/1-aralik-dunya-aids-gunu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Dec 2023 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/12/1-aralik-dunya-aids-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="21759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burun ve Üst Çene Kanseri Gürcü Hasta, Trabzon'da Sağlığına Kavuştu]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/burun-ve-ust-cene-kanseri-gurcu-hasta-trabzonda-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/burun-ve-ust-cene-kanseri-gurcu-hasta-trabzonda-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürcistan uyruklu burun ve üst çene kanseri hasta, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi'nde gerçekleşen operasyonla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gürcistan uyruklu burun ve üst çene kanseri hasta, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi'nde gerçekleşen operasyonla sağlığına kavuştu.</p>

<p style="text-align: justify;">KTÜ Farabi Hastanesinden yapılan açıklamaya göre, Gürcistan uyruklu 43 yaşındaki Koba Ashorti, yanağında şişlik, burun akıntısı ve burun kanaması şikayetleriyle hastanenin kulak burun boğaz bölümüne başvurdu.</p>

<p style="text-align: justify;">Kulak Burun Boğaz Bölümü Başkanı Prof. Dr. Osman Bahadır tarafından yapılan muayenede, hastanın sol yanakta şişlik, sol üst damakta itilme ve bombelik, üst çene ön, alt ve damak bölgesinde kemikte erime saptandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Muayene sonucunda maksiller sinüs (sağ ve sol yanakta bulunan sinüsler) kaynaklı kötü huylu kanser olabileceği düşünülen hasta, Prof. Dr. Osman Bahadır ve ekibi tarafından ameliyata alındı.</p>

<p style="text-align: justify;">Hasta, tedavisinin ardından solunum ve yeme sorunu düzelmiş, sağlıklı şekilde taburcu edildi.</p>

<p style="text-align: justify;">- "Burun ve çevresindeki sinüslerin kanserleri sinsidir"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Prof. Dr. Bahadır, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align: justify;">"Burun ve çevresindeki sinüslerin kanserleri sinsidir. Erken semptom vermezler, sebep olduğu şikayetler bu bölgedeki bilinen burun, sinüs ve diş enfeksiyonları semptomları ile karışabilir. Tanıdaki gecikme hastanın tedavi şansını tamamen ortadan kaldırıp hayatına mal olabilir. Bu kanserler sıklıkla sinüs anatomik sınırları dışına çıkmadan şikayete sebep olmaz, sinsi ilerlerler. Dolayısıyla şikayet ortaya çıktığında genellikle ileri evreye varmış olurlar."</p>

<p style="text-align: justify;">Hastaların sıklıkla burun akıntısı, burun tıkanıklığı, burun kanaması, baş ağrısı şikayetleriyle başvurduklarını aktaran Bahadır, "Yüzde şişlik ve asimetri, uyuşma hissi, üst çene dişlerinde hassasiyet ve ağrı, damakta şişlik ve yara gibi şikayetlerle de gelebilirler. Diş ağrısı nedeni ile hastalar diş hekimlerine gidip tanıda bazen zaman kaybına da uğrayabilirler. Ya da benzer şekilde sinüzit tanı ve tedavisi şeklinde zaman kaybedebilirler." ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Bahadır, günümüzde endoskopik muayene imkanları ve ileri görüntüleme yöntemleriyle daha erken teşhis koyulabildiğine işaret ederek, "Buna rağmen tanı konulduğunda hastaların ancak 4'te 1'inde tümör sinüs içerisindedir. Hastalar çoğu zaman ileri evre 3-4 aşamasında gelirler. Tedavisi cerrahi ve sonrasında ek olarak radyoterapidir." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzon, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/burun-ve-ust-cene-kanseri-gurcu-hasta-trabzonda-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Nov 2023 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/11/burun-ve-ust-cene-kanseri-gurcu-hasta-trabzonda-sagligina-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="38052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havalar Soğudu, Grip Tehdit Etmeye Başladı]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/havalar-sogudu-grip-tehdit-etmeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/havalar-sogudu-grip-tehdit-etmeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların soğumaya başlaması grip vakalarını artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hava Aydın, gribin insanlarda en fazla görülen solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek, “Soğuk algınlığı, influenza virüsü dışında 200’e yakın virüsün sebep olduğu, çok daha hafif seyirli burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik ile seyreden üst solunum yolu enfeksiyonuna verilen isimdir. Belirtiler gripten farklı ve hafif seyirlidir. Erişkinde yılda ortalama 2-4 kez, çocuk yaş grubunda her yıl ortalama 6-10 kez kadar görülür. Genellikle kendi kendini sınırlar ve nadiren de komplikasyonlara yol açarlar” dedi.</p>

<p>Gribin influenza virüsünün neden olduğu, genellikle yıl içerisinde sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başına kadar olan dönemde daha sık görülen oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğunu kaydeden Aydın, riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenilir yöntemin grip aşısı olduğunu hatırlatarak, antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı olmadığını söyledi. Aydın, “Ateş (koltuk altından ölçülen 38 C ve üzeri), titreme, kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve tıkanıklığı, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, şiddetli halsizlik, ishal, nadiren kusma, ishal belirtilerinden biri veya birkaçı hastalarda görülebilir.</p>

<p>Küçük çocuklarda dikkat edilmesi gereken ek belirti huzursuzluk, iştahsızlık ve uyku halidir. Solunum yolu virüsleri temel olarak bireylerin öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında yaydıkları damlacıkların sağlıklı bireyler tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşmaktadır. Hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırması sonucu etrafa virüs içeren milyonlarca damlacık dağılır. Bu damlacıkların enfekte bireylerin 100-180 cm (1-2 metre) uzağına kadar yayılabildiği gösterilmiştir. Az da olsa bu damlacıkların bulaştığı yüzey ve nesnelere temas edildikten sonra ellerin ağız, burun veya göze sürülmesi ile de bulaşabilmektedir.</p>

<p>Tokalaşma, öpüşme, bir metreden fazla yaklaşarak konuşma önemli bulaş yollarıdır. Kapı kolu, masa, bardak vb. yüzeylerde virüs 2-8 saat canlı kalmaktadır. Hasta kişiler belirtilerin ortaya çıkmasından 1 gün öncesinden başlayarak hastalığın ortalama 5-7'inci günlerine kadar bulaştırıcıdır. Grip, bebeklik döneminden yaşlılığa kadar tüm yaş grubunu etkilemektedir. Bununla birlikte risk grubunda yer alan kişilerde hastalık diğer kişilere göre daha ağır seyredebilmektedir. Bu kişilerde zatürre, bronşit, sinüzit, orta kulak iltihabı ve oldukça nadiren beyin ve sinir sisteminde hasar oluşması, kalp kası hasarı gibi ciddi tablolara neden olabilir” diye konuştu.<br />
<br />
"Riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenilir yöntem grip aşısıdır"</p>

<p>Riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenli yöntemin grip aşısı olduğunu belirten Dr. Aydın, “Grip için riskli grup 65 yaş ve üzeri ve 2 yaş altı kişiler, 6 ay-18 yaş arasında olup uzun süre aspirin kullanması gerekenler, şeker hastalığı dahil herhangi bir metabolik hastalığı olanlar, astım dahil kronik solunum yolu hastalığı olanlar, kronik böbrek hastalığı olanlar, kronik kalp ve damar sistemi hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, immunsupresif ilaç kullananlar, HIV/AIDS hastaları), huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanlar, aşırı kilolu olanlar ve gebelerdir.</p>

<p>Riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenilir yöntem grip aşısıdır. Aşı, yapıldığı grip sezonu için etkili olmaktadır. Bu nedenle eskiden geçirilmiş grip hastalığı ya da uygulanmış grip aşısına bakılmaksızın mevsimsel gribe karşı etkin bir korunma sağlanması için her yıl grip aşısı yaptırılmalıdır. Aşının koruyucu etkisi, aşı yapıldıktan iki hafta sonra başlayacağı için aşının en uygun zamanı gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen öncesidir. Ekim ve kasım ayları grip aşısının yapılma zamanı olarak tercih edilmelidir. Aşılanmayanlar kişiler ise mart ayının sonuna kadar aşılanabilir.</p>

<p>Aşının koruyuculuğu yaklaşık 6-8 ay sürer. İlgili hekimin reçete etmesi durumunda aşı sağlık sistemi tarafından ödenmektedir. Hekimlerin uygun görmesi durumunda grip aşısı risk grubu dışındaki kişilere de uygulanabilir. Hastalıktan korunmada gerekli aşı programlarına uyulması, kapalı ortamların sık sık havalandırılması, toplu alanlarda, kapalı alanlarda mutlaka maske kullanılması, herhangi bir solunumsal semptomu bulunan bireylerin bulaşı önlemek adına mutlaka maske kullanması, mümkün ise evde istirahat etmesi, kişisel hijyen ve koruyucu önlem kurallarına uyulması, artmaya başlayan viral enfeksiyonların önüne geçmek konusunda belirleyici unsurlardır” dedi.<br />
<br />
"Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur"<br />
Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı olmadığını kaydeden Aydın, “Çoğu hasta herhangi bir tıbbi tedavi almadan bir haftada iyileşir. Fakat risk grubunda olan kişilerde hastalık ciddi ve ağır seyredebilir ve hatta ölüm görülebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle risk grubundaki kişiler erken dönemde (hastalık başladıktan sonraki 24 ile 48 saat arasında) hekime başvurmalı ve antiviral tedavi almalıdır. Bu ilaçlar tıpkı antibiyotikler gibi hekim tarafından önerilmedikçe reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır. Vücuttan su kaybını önlemek için bol bol sıvı tüketimi gerekir.</p>

<p>Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzon, Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/havalar-sogudu-grip-tehdit-etmeye-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Nov 2023 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/11/havalar-sogudu-grip-tehdit-etmeye-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="31732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp Krizi Geçiren Vatandaş için Ambulans Helikopter Havalandı]]></title>
      <link>https://www.guncel53.com/kalp-krizi-geciren-vatandas-icin-ambulans-helikopter-havalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncel53.com/kalp-krizi-geciren-vatandas-icin-ambulans-helikopter-havalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da kalp krizi geçiren yaşlı adamın yardımına ambulans helikopter yetişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Samsun'da kalp krizi geçiren yaşlı adamın yardımına ambulans helikopter yetişti. Edinilen bilgiye göre, Samsun'un Vezirköprü ilçesinde ikamet eden Ahmet Kaya (68) kalp krizi geçirdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Vezirköprü Devlet Hastanesine kaldırılan yaşlı adamın Samsun'daki özel bir hastanenin yoğun bakım servisine sevkine karar verildi.&nbsp;Samsun'dan havalanan Sağlık Bakanlığına bağlı ambulans helikopter Vezirköprü ilçesine giderek Ahmet Kaya'yı alıp Samsun Heliporta getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Helikopterden alınan Kaya, kara ambulansı ile hastaneye götürüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.guncel53.com/kalp-krizi-geciren-vatandas-icin-ambulans-helikopter-havalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 22:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncel53com.teimg.com/crop/1280x720/guncel53-com/uploads/2023/11/kalp-krizi-geciren-vatandas-icin-ambulans-helikopter-havalandi.jpg" type="image/jpeg" length="49836"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
